Monday | Apr 15 2024
07 Feb 2022

Zulmetten Nûra – Abdülfettah Rauf

Takdim

Tarih yapıcıların, kahramanlar mı yoksa kurumlar mı olduğu kadim tartışma her daim gündemde olacaktır. Milletleri güçlü kılan ve tarih sahnesinden sildirmeyen en önemli özelliği öncü kahramanlarını ortaya çıkartabilmesidir. Geçmişin yeniden dönüşerek üretilmesinin en vazgeçilmez unsurları bu öncülerdir. Yaşadıkları çağın ötesinden toplumlarına bakabilen, değişim ve dönüşümleri en acı bir şekilde önceden hissedebilen ve anlamlandırabilen bu öncülerdir. Toplumuna, milletine, vatanına insani derinliğinin en yücelerinde dokunup nazar eden bu büyük ruhlar, insanlığın ortak değerleri olan iyiliğin, doğruluğun ve güzelliğin sembolleridir. Abdülfettah Rauf (Fettah Efendi), İslam medeniyetinin Balkanlarda ortaya çıkardığı öncü kahraman halkasının sadece bir halkası fakat bu topraklardaki en yüce değerlerin sürekliliğine vurgu yapan, XX yy. en önemli öncülerinden birisidir.

Abdülfettah Rauf ’un 1911-1963 yılları arasında arkadaşlarıyla Üsküp merkezli Rumeli topraklarında verdiği mücadele, XX yy. Balkanlarını ve İslam coğrafyasını resmetme anlamında son derece değerlidir. Günümüz Balkan coğrafyasını geçmiş ile irtibatlandırılmasında Meddah Medresesi ve Abdülfettah Rauf önemli bir sürekliliği ifa ediyor. İlmi derinliği yanında şairliğiyle de bölgede büyük bir üne sahip olan Abdülfettah Rauf, yarım asırdır birçok nedenden dolayı yayınlanamayan şiir külliyatıyla da gündemde olmuştur. 2016 yılında kurulan Fettah Efendi Eğitim ve Düşünce Derneği’nin kuruluş amaçlarından bir tanesi de dağılmış ve kimlerde olduğu konusunda karmaşa olan bu şiirleri bulmak ve yayınlanmasını sağlamaktı.

Uzun bir süreç sonucunda şiir defterleri, yayınlanması için uğraşan fakat ömrü vefa etmeyen rahmetli Muhammed Aruçi’nin ailesinden ve Yasir İslami’den temin edilmiştir. Sürece olabildiğince Abdülfettah Rauf’un Türkiye’ye göç etmiş ailesi dahil edilmiş ve şiirlerinin yayınlanması konusunda kendilerinin rızası alınmıştır.

Bu eserin hazırlanmasında transkripsiyon, lügatler ve her bir aşamada mükerreren tashihler olmak üzere üç farklı merhale takip edildi. İlk olarak transkripsiyon aşamasında; Türkçe asıllı kelimeler, günümüz Türkçe’sine uygun bir şekilde transkripte edildi. Misalen; “idüb, eyleyüb, virmek” kelimeleri, “edip, eyleyip, vermek” olarak ifade edildi. Arapça ve Farsça asıllı kelimelerde ise; kelimenin vezni ve asli imlâsına mutabık olacak şekilde bir transkript usûlü takip edildi. Bu usûl ile şiirlerdeki aruz ölçüsünü doğru bir şekilde yansıtmak ve son derece dakik ve veciz ifadelerden tezahür eden belagat unsurlarının izharı amaçlandı.

Bu doğrultuda; bahsi geçen kelimelerdeki ünlü seslerin telaffuzunda uzatma gerektiren yerler, o seslerin üzerine şapka işareti (^) konularak ifade edildi. Arapça ve Farsça kelimelerin orta veya sonlarında yer alan ayn (ع) veya hemze (ء) harfleri ise, kesme işareti (‘) konularak gösterildi. İkinci olarak; defalarca yapılan tashihlerden sonra tamamlanan transkripsiyon aşamasının akabinde, şiirlerdeki oldukça geniş kelime haznesi ile karşılaşan okuyucularımıza bir kolaylık teşkil etmek üzere, belli başlı kelimelerin sözlük anlamını ifade eden ‘lügatler’ hazırlanmaya başlandı.

Bu noktada, şiirlerin içerisinde geçen bütün kelimelerin lügavî manalarını kitabımıza dercetmek, hem yekûn itibariyle fazlaca bir yer tutacağından hem de şiirlerde ifade edilen mücerret / soyut manaya kendimizce bir elbise veya lafız giydirmek gibi olacağından, bu yola tevessül edilmedi. Bununla birlikte, şiirlerin anlaşılmasını kolaylaştıracak belli başlı kelim.

Dr. Sevba Abdula

Zulmetten Nûra - Abdülfettah Rauf

Download Publication

ABOUT THE AUTHORS

Publication Type

MORE ABOUT THESE TOPICS

MORE BSF PUBLICATIONS 6 PUBLISHED PUBLICATIONS