<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ARRC &#8211; Publications &#8211; Balkan Studies Foundation</title>
	<atom:link href="https://balkanfoundation.com/category/arrc-publications/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://balkanfoundation.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 24 Mar 2026 11:03:40 +0000</lastBuildDate>
	<language>en-US</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Osmanlı Avrupası&#8217;nda Siyaset, Hukuk ve Şehir -Bir Entelektüel Coğrafyanın Teşekkülü-</title>
		<link>https://balkanfoundation.com/osmanli-avrupasinda-siyaset-hukuk-ve-sehir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Mar 2026 21:09:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ARRC - Publications]]></category>
		<category><![CDATA[IDEFE - Editorial Publishings]]></category>
		<category><![CDATA[Latest Publications]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://balkanfoundation.com/?p=6730</guid>

					<description><![CDATA[Osmanlı Avrupası&#8217;nda Siyaset, Hukuk ve Şehir -Bir Entelektüel Coğrafyanın Teşekkülü- Ed. Özgür Kavak, Sevba Abdula IDEFE Publications, 2026 416 s.  ISBN: 978-608-4944-33-1 / Takdim Osmanlı İmparatorluğu’nun tarihsel serüveni, uzun yıllar boyunca merkezden taşraya yayılan tek yönlü bir idari ve kültürel akış olarak tasavvur edildi. Elinizdeki bu eser, bu yaygın kabulü sorgulamakta ve imparatorluğun Avrupa topraklarının [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h5><strong>Osmanlı Avrupası&#8217;nda Siyaset, Hukuk ve Şehir -Bir Entelektüel Coğrafyanın Teşekkülü-</strong></h5>
<p><em><strong>Ed. Özgür Kavak, Sevba Abdula</strong></em><br />
<em><strong>IDEFE Publications, 2026</strong></em><br />
<em><strong>416 s. </strong></em><br />
<em><strong>ISBN: 978-608-4944-33-1<br />
<span style="color: #ffffff;">/</span></strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Takdim</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Osmanlı İmparatorluğu’nun tarihsel serüveni, uzun yıllar boyunca merkezden taşraya yayılan tek yönlü bir idari ve kültürel akış olarak tasavvur edildi. Elinizdeki bu eser, bu yaygın kabulü sorgulamakta ve imparatorluğun Avrupa topraklarının ve özellikle Balkan coğrafyasının salt bir fetih alanı değil, aynı zamanda Osmanlı siyaset düşüncesinin, hukuk nizamının ve şehir kültürünün yeniden üretildiği canlı bir “havza” olduğunu ortaya koyan yazılardan oluşmaktadır. Elinizdeki derleme, 16. yüzyıldan 19. yüzyıla uzanan geniş bir zaman diliminde, Üsküp’ten Tiran’a, Budin’den Manastır’a uzanan bir hatta, Osmanlı entelektüel birikiminin izlerini sürmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Kitabın omurgasını oluşturan çalışmalar, “Uluslararası Akhisari Çalıştayı: Osmanlı Avrupası’nda Siyaset ve Ahlak (1500-1800)” başlıklı çalıştaya sunulan tebliğlerden oluşmaktadır. Balkan Studies Foundation (BSF) tarafından 24-25 Ekim 2025 tarihinde Üsküp-Kuzey Makedonya’da icra edilen bu çalıştay, BSF’nin daha geniş bir projesinin bir parçasını teşkil etmektedir. “Osmanlı ve Balkanlar: İlimler ve Havzalar, 1500-2018” başlıklı bu proje, Osmanlı’nın Balkanlardaki ilmi üretimini, etkileşimini ve hareketliliğini ortaya çıkarmayı hedeflemektedir. Âlimler, eserler ve dönemin temel meselelerini merkeze alan bu proje üç alt dönem ve birçok ilim dalı üzerinden irdelenmektedir. Osmanlı Avrupası (1500-1800), Avrupa Osmanlısı (1800-1918), Osmanlı Sonrası (1918-2018) olarak üç alt döneme ayrılan proje, İslami ilimler, felsefe-bilim, siyaset-ahlak, edebiyat gibi ilim dallarında Balkanlı âlimleri ve ürettikleri mirası çalıştaylar üzerinden detaylı bir şekilde inceleyerek edisyon eserler, ansiklopediler ve veri tabanı gibi birçok kalıcı akademik çıktı ortaya koymayı amaçlamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu çerçevede gerçekleştirilen “Uluslararası Akhisari Çalıştayı: Osmanlı Avrupası’nda Siyaset ve Ahlak (1500–1800)” başlıklı çalıştay, “Osmanlı ve Balkanlar: İlimler ve Havzalar, 1500–2018” başlıklı araştırma projesi kapsamında düzenlenen ikinci toplantıdır. Çalıştayın odağına, Osmanlı Balkanları’nın erken modern dönemine yön veren entelektüel ve bürokratik geleneklerin temsilcilerinden biri olarak öne çıkan ve Usûlü’l-Hikem fî Nizâmi’l-Âlem adlı eseriyle tanınan Hasan Kâfi Akhisârî (ö. 1024/1615) yerleştirilmiş, üst başlık olarak onun ismi belirlenmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Çalıştay, erken modern dönemde Osmanlı İmparatorluğu’nun Avrupa topraklarında şekillenen siyasal ilişkiler ile ahlaki normlar arasındaki etkileşimi disiplinler arası bir yaklaşımla incelemeyi amaçlamaktadır. 16. yüzyılın başlarından 18. yüzyılın sonlarına kadar uzanan dönemde üretilen metinler ve tercümeler üzerinden; yönetsel yapılar, bürokratik pratikler, yerel idare biçimleri, uluslararası hukuk ve diplomatik ilişkilerin ahlaki meşruiyet kaynaklarıyla nasıl ilişkilendiği tartışmaya açılmıştır. Çalıştayın temel hedefi, Osmanlı Avrupası coğrafyasında yetişen bürokrat ve ulemanın entelektüel üretimlerini sistematik bir şekilde ele alarak, bu metinler üzerinden siyasal iktidarın meşruiyet zemini, normatif çer- çeveler (ahlaki ve dinî öğretiler, geleneksel değerler) ve sosyopolitik dinamikler arasındaki etkileşimi disiplinler arası bir metodolojiyle incelemektir. Böylece, erken modern dönem Osmanlı siyaset düşüncesi ve pratiğine dair kapsamlı ve detaylı bir analiz sunulması amaçlanmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu kapsamda sunulan tebliğlerden oluşan bu kitap, Osmanlı dünyasında “nizam” arayışının teorik ve pratik veçhelerini birbirini tamamlayan dört ana eksende ele almaktadır: Hukuk ve meşruiyet, siyaset düşüncesinin tercüme yoluyla yerlileştirilmesi, kriz dönemlerinde üretilen ıslahat literatürü ve son olarak şehir kültürü ve ulema ilişkileri.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Hukuk, Fetva ve Meşruiyetin Sınırları:</strong> Kitabın bu ilk bölümü, fıkhî normlar ile siyasi ve hukuki gerçeklikler arasındaki dinamik ilişkiyi, Balkan ulemasının farklı yüzyıllardaki çözüm arayışları üzerinden takip etmektedir: Mesut Kulan,  “Osmanlı Uleması Arasında Tekil Bir Örnek: Pîr Mehmed Üskübî’nin Osmanlı Toprak ve Vergi Kanunlarındaki Bazı Düzenlemeleri Meşrulaştırma Yaklaşı- mları” başlıklı makalesinde, 16. yüzyılın özgün simalarından Üskübî’nin mîrî toprak rejimine dair yaklaşımlarını ele almaktadır. Kulan, dönemin ulemasının çoğunlukla klasik harâcî arazi teorisi çerçevesinde açıkladığı vergi düzenlemelerinin ötesinde bazı meselelerde sükût etmesine rağmen, Üskübî’nin ‘nizâm-ı memleket’ zorunluluğu üzerinden meşrulaştırdığı ve ana akımdan ayrışan yenilikçi fıkhî perspektifini tartışmaya açmaktadır. Mahmud Emini, “Muînü’l-Müftî’nin Fetvaları Özelinden Üskübî’nin Cihad Düşüncesi” isimli çalışmasında, Pîr Mehmed Üskübî’nin meşhur fetva mecmuası üzerinden Osmanlı’nın yükselme dönemindeki hukuki-siyasi zihniyeti incelemektedir. Emini, müellifin siyer ve cihad konularındaki fetvalarının, klasik fıkıh literatürü ile dönemin siyaset tasavvuru arasındaki kesişim noktalarını nasıl aydınlattığını analiz etmektedir. M. Enes Buluş, “Serhadden Payitahta: Bir Osmanlı Âliminin Siyasete Yön Verme Çabası &#8211; Manastırlı Terzizâde Mahmud’un Fezâilü’l-Cihâd Adlı Eseri” başlıklı çalışmasıyla, 17. yüzyılın başlarında Balkanlar’da yaşamış bir âlimin merkez siyasetine müdahale arayışını değerlendirmektedir. Buluş, Terzizâde Mahmud’un cihad temalı risalesi üzerinden, taşradaki bir ilim erbabının devletin gidişatı ve askeri nizamı konusundaki tekliflerini “siyasete yön verme” ekseninde ele almaktadır. Mustafa Taş, “Bir Osmanlı Kadısının Siyaset Tasavvuru: Manastırlı Terzizâde’ye Göre Sultanın Meşruiyeti ve Ulemanın İtibarı” başlıklı makalesinde, Buluş’un çalışmasına paralel bir şekilde bir kadı olarak Terzizâde Mahmud’un siyasi meşruiyet teorisini tahlil etmektedir. Taş; adaletli yönetim, ulemanın siyasi otorite karşısındaki konumu ve dinî-hukuki düzenin muhafazası arasındaki ilişkiyi, müellifin 1617 tarihli risalesi üzerinden erken modern dönem Osmanlı siyaset düşüncesi bağlamında tartışmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Tercüme, Telif ve Siyasetin “Osmanlılaşması”</strong>: Bu eserin en çarpıcı bölümlerinden biri, İslam siyaset düşüncesi klasiklerinin Osmanlı Türkçesine aktarı- lırken geçirdiği dönüşümü ele alan bu kısımdır. Zira bu kısımdaki çalışmalar, klasik İslam siyaset düşüncesine ait metinlerin ve tasavvufi birikimin, Osmanlı siyasi iklimine nasıl eklemlendiğini ve “tercüme/telif” süreçleri üzerinden nasıl yerlileştirildiğini (Osmanlılaştırıldığını) ortaya koymaktadır: Mehmet Fatih Tiftik, “Political Advice of an Ottoman Sufi: The Nasihatname of Sofyalı Bali Efendi” başlıklı makalesinde, Halvetî şeyhi Sofyalı Bâli Efendi’ye atfedilen ve daha önce incelenmemiş bir nasihatnameyi anlamsal-tematik bir analize tabi tutmaktadır. Tiftik; metnin Sa’dî-i Şîrâzî’nin Gülistân’ı ile olan metinler arası ilişkisini deşifre ederken, bir sufinin ahlaki söylem üzerinden Osmanlı Balkanları’ndaki siyasi otoriteye nasıl yön verdiğini tartışmaktadır. Mehmet Çoban, “16. Yüzyıl Osmanlı Avrupası’nda Aralarında Şeyh-Mürid İlişkisi Bulunan İki Sûfî Âlimin Cihad Risaleleri: Sofyalı Bâlî’nın Risâletü Gazâ Li’l-Mücâhidîn İle Nûreddinzâ- de’nin Fezâilü’l-Cihâd Eserleri” isimli çalışmasında, Sofyalı Şeyh Bâli ve müridi Nûreddînzâde’nin cihad ve gaza konularındaki risalelerini karşılaştırmalı olarak incelemektedir. Çoban, ulemanın ve mutasavvıfların sadece ilmî birikimleriyle değil, aynı zamanda iktidar sahiplerini dinî-ahlaki ilkeler çerçevesinde yönlendirerek adalet ve nizamın tesisindeki aktif rollerini vurgulamaktadır. Müddessir Demir, “Bir Siyaset Düşüncesi Eserinin Osmanlı Mısırı’ndan İstanbul’a İntikali: Allâmek Muhammed b. Mûsâ el-Bosnevî ve Der Beyân-ı Âdâbü’s-Sultânî ve Ahlâkü’l-Hâkânî Adlı Tercümesi” başlıklı çalışmasıyla, el-Münâvî’ye ait bir eserin Bosnevî tarafından gerçekleştirilen “müntehap” tercümesini ele almaktadır. Demir, derinlikli incelemesinde mütercimin metni sadece aktarmakla kalmayıp; hilafet ve imamet gibi “netameli” bahisleri ayıklayarak metni nasıl merkezin (İstanbul) siyasi hassasiyetlerine uygun hale getirdiğini (Osmanlılaştırdığını) analiz etmektedir. Bölümün son yazısı Elif Keleş’in “Vezirliğe Dair Bir Abbâsî Metninin Osmanlıya İntikali: Bosnalı Hüseyin Hüsnî’nin Zînetü’s-Sadâre fî Tercemeti Âdâbi’l-Vizâre Başlıklı Tercümesi” adlı makalesidir. Mâverdî’nin vezirlik kurumuna dair klasik eserinin Osmanlı Türkçesine aktarılma sürecini inceleyen Keleş, Bosnalı mütercimin kavramsal düzeydeki müdahaleleri ve terminolojik tercihleri üzerinden, klasik bir metnin “Osmanlılaşma” dinamiklerini ve siyasi düşüncedeki devamlılığı nasıl sağladığını tespit etmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Kriz, Dönüşüm ve Islahat Arayışı: </strong>Osmanlı’nın 16. yüzyıl sonlarından itibaren girdiği dönüşüm süreci, siyasi nasihatnamelerin dilini de değiştirmiştir. Bu bölümdeki makaleler, Osmanlı Devleti’nin karşı karşıya kaldığı askeri ve siyasi tıkanıklıklar karşısında ulemanın ve devlet adamlarının geliştirdiği ıslahat önerilerini, gelenek ve değişim ekseninde analiz etmektedir: Zahit Atçıl, “Lütfi Paşa’nın Âsafnâme’si: On Altıncı Yüzyılda Osmanlı’daki İktidar Değişiminin Bir Tanıklığı” başlıklı çalışmasında, klasikleşmiş bir metne yeni bir perspektif getirmektedir. Atçıl; eseri sadece bir “gerileme” metni olarak okumak yerine, 16. yüzyıl ortalarında Osmanlı siyasi yapısında iktidarın padişahtan sadrazama doğru kayışının bir tanıklığı olarak değerlendirmekte ve Lütfi Paşa’nın siyasi otoriteyi merkez lehine yeniden tanımlama çabalarını incelemektedir. Özgür Kavak, “Osmanlı Siyasi Nasihat Geleneğinde Süreklilik ve Değişim: Akhisârî’nin Usûlü’l-Hikem’inden Budinli’nin Nizâm-ı Devlet’ine” isimli makalesinde, 17. yüzyıl sonlarında kaleme alınmış anonim bir eser olan Nizâm-ı Devlet’i, Hasan Kâfî Akhisârî’nin öncü çalışmasıyla karşılaştırmalı olarak ele almaktadır. Kavak, siyasi nasihat literatürünün yüzyıllar içindeki evrimini takip ederken; Budinli müellifin, Akhisârî’nin metnini askeri bozgunlar ve savaş koşulları çerçevesinde nasıl güncellediğini, genişlettiğini ve cihad vurgusuyla yeniden kurguladığını ortaya koymaktadır. Bu bölümde son olarak Ömer Faruk Yıldırım, “A Comparative Analysis of the Moral Foundations of Governance Through the Political Thought of Akhisârî and Machiavelli” başlıklı çalışmasında, erken modern dönemin iki farklı dünyasına ait düşünürleri (Akhisârî ve Machiavelli) diyalog içine sokmaktadır. Yıldırım; Akhisârî’nin adaleti, şûrayı ve ahlaki meşruiyeti önceleyen yakla- şımı ile Machiavelli’nin iktidarı korumayı merkeze alan araçsal yönetim anlayışı- nı karşılaştırarak, siyasi liderlik modellerinin ahlaki temellerini tartışmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Sûfîler, Âlimler, Şehir ve Yerel Elitler:</strong> Son olarak eser, sistemin içindeki insan unsurunu da ihmal etmemektedir. Bu bölümdeki makaleler, siyaset tasavvurunun toplumsal tabanını; ulema ve meşayihin kişisel ikballeri, etik kaygıları ve yerel siyasi aktörlerin şehir kültüründeki rolleri üzerinden tartışmaktadır: Sena Fidan Öztürk, “Başarı ile Hayal Kırıklığı Arasında Bir Âlimin Sesi: Abdülvâsî Efendi’nin Hayatı ve Risâlesi” başlıklı makalesinde, 16. yüzyıl Osmanlı ilmiye bü- rokrasisinde yükselen ancak Molla Lütfi ve Molla Kabız hadiseleri gibi travmatik olaylarla kariyeri kesintiye uğrayan Abdülvâsî Efendi’nin entelektüel serüvenini ele almaktadır. Öztürk, müellifin şahsi kırgınlıklarını ve ahlaki yozlaşmaya dair eleştirilerini içeren risalesi üzerinden, erken dönem Osmanlı ilmiye sınıfının tecrübesine ışık tutmaktadır. Velida Mataradžija, “Political Thought in Nergisî’s Work Qānūn al-Rāshād” isimli çalışmasında, 17. yüzyılın en önemli ediplerinden Bosna asıllı Nergisî’nin siyaset anlayışını incelemektedir. Mataradžija, Sultan IV. Murad’a ithaf edilen bu eserin edebi bir üslup içinde erdemli bir hükümdar ve devlet modelini nasıl kurguladığını ve Doğu medeniyetindeki yönetim geleneklerini Osmanlı siyaset diline nasıl tercüme ettiğini analiz etmektedir. Behar Kaçeli, “Osmanlı Avrupası’nda Şehirli Kültürü ve Siyasal Katılım: Tiran Örneği (17–19. Yüzyıllar)” başlıklı makalesinde, Balkanlar’daki kentsel yapının ve yerel elitlerin merkezi otoriteyle olan etkileşimini Tiran örneği üzerinden tartışmaktadır. Kaçeli; kadılar, müftüler, ayanlar ve esnaf loncaları gibi yerel aktörlerin siyasal katılım biçimlerini ve şehir kültürünün şekillenmesindeki belirleyici rollerini arşiv belgeleri ışığında ortaya koymaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Elinizdeki bu kitap, Balkan kökenli Osmanlı âlimlerinin imparatorluğun düşünce dünyasına yaptıkları katkıyı belgelemekle kalmayıp; adaletten savaşa, şehir hayatından bürokrasiye kadar uzanan geniş bir yelpazede Osmanlı medeniyetinin kendini nasıl anlamlandırdığını ve dönüştürdüğünü anlamak isteyenler için temel bir kaynak niteliğindedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Çalıştayın hazırlık aşamasından tebliğlerin neşri sürecine kadar kıymetli desteklerini esirgemeyen Balkan Studies Foundation mensuplarına ve ilmî birikimlerini paylaştıkları bildirileriyle esere hayat veren tüm akademisyenlere şükranlarımızı sunarız. Elinizdeki bu çalışmanın, Osmanlı düşünce tarihinin literatürde yeterince temayüz etmemiş boyutlarına ışık tutmasını ve bu alanda yapılacak yeni araştırmalara zemin teşkil etmesini temenni ederiz.<br />
<span style="color: #ffffff;">/</span><br />
<strong>Editörler</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Balkan Periodicals: The Trajectory of Islamic Thought in the Communist Period</title>
		<link>https://balkanfoundation.com/balkan-periodicals-the-trajectory-of-islamic-thought-in-the-communist-period/</link>
					<comments>https://balkanfoundation.com/balkan-periodicals-the-trajectory-of-islamic-thought-in-the-communist-period/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Dec 2025 13:24:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ARRC - Publications]]></category>
		<category><![CDATA[IDEFE - Editorial Publishings]]></category>
		<category><![CDATA[Latest Publications]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://balkanfoundation.com/?p=6416</guid>

					<description><![CDATA[Balkan Periodicals: The Trajectory of Islamic Thought in the Communist Period Eds. Sevba Abdula, Ahmet Köroğlu, Fatih Şabani IDEFE Publications, 2025 360 pp. ISBN: 978-608-4944-30-0 /  The Balkan Studies Foundation extends its profound gratitude to all participants in the the International Symposium on Balkan Periodicals: The Trajectory of Islamic Thought, 1945-1990. We express our deepest [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h5><strong>Balkan Periodicals: The Trajectory of Islamic Thought in the Communist Period</strong></h5>
<p><em><strong>Eds. Sevba Abdula, Ahmet Köroğlu, Fatih Şabani</strong></em><br />
<em><strong>IDEFE Publications, 2025</strong></em><br />
<em><strong>360 pp.</strong></em><br />
<em><strong>ISBN: 978-608-4944-30-0<br />
</strong></em><span style="color: #ffffff;">/ </span></p>
<p style="text-align: justify;">The Balkan Studies Foundation extends its profound gratitude to all participants in the the International Symposium on Balkan Periodicals: The Trajectory of Islamic Thought, 1945-1990.</p>
<p style="text-align: justify;">We express our deepest gratitude to the organizing committee for their unwavering commitment to curating and facilitating scholarly presentations on the historical periodicals of the Balkan region. Their contributions have significantly expanded research horizons and provided innovative perspectives. We are also indebted to the reviewers, whose meticulous feedback and constructive critiques have been indispensable in refining the content and enhancing the scholarly rigor and academic integrity of this publication.</p>
<p style="text-align: justify;">Finally, we extend our sincere appreciation to our esteemed partners: the Presidency for Turks Abroad and Related Communities, and the Yunus Emre Institute, as well as to Enisa Alomerović, Vedat Ahmet, Hamdi Çilingir, Besir Neziri, Besnik Emini, Fatih Shabani, Elma Dervišbegović, Elif R. Nazim, and Zehra A. Sadiki.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://balkanfoundation.com/balkan-periodicals-the-trajectory-of-islamic-thought-in-the-communist-period/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Abdülfettah Rauf: Şair, Şuur ve Şiir</title>
		<link>https://balkanfoundation.com/abdulfettah-rauf-sair-suur-ve-siir/</link>
					<comments>https://balkanfoundation.com/abdulfettah-rauf-sair-suur-ve-siir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 Aug 2025 14:10:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ARRC - Publications]]></category>
		<category><![CDATA[IDEFE - Editorial Publishings]]></category>
		<category><![CDATA[Latest Publications]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://balkanfoundation.com/?p=5796</guid>

					<description><![CDATA[Abdülfettah Rauf: Şair, Şuur ve Şiir eds. Sevba Abdula, Ertuğrul Karakuş, Elif R. Nazim  IDEFE Publications, 2025 572 pp. ISBN: 978-608-4944-15-7 Abdülfettah Rauf, 20. yüzyılın ilk iki evresinde Balkan coğrafyasında kültürel, ekonomik, siyasi iktidarlarını kaybeden Müslümanların öne çıkan isimlerinden biridir. İslam medeniyetinin bu topraklarda inşa ettiği kurumların ve zihniyetin bir temsilcisi olarak da öne çıkmaktadır. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h5 style="text-align: justify;"><strong>Abdülfettah Rauf: Şair, Şuur ve Şiir</strong></h5>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>eds. Sevba Abdula, Ertuğrul Karakuş, Elif R. Nazim </strong></em><br />
<em><strong>IDEFE Publications, 2025</strong></em><br />
<em><strong>572 pp.</strong></em><br />
<em><strong>ISBN: 978-608-4944-15-7</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><span class="fontstyle0">Abdülfettah Rauf, 20. yüzyılın ilk iki evresinde Balkan coğrafyasında kültürel, ekonomik, siyasi iktidarlarını kaybeden Müslümanların öne çıkan isimlerinden biridir. İslam medeniyetinin bu topraklarda inşa ettiği kurumların ve zihniyetin bir temsilcisi olarak da öne çıkmaktadır. 1927-1963 yılları arasında kaleme aldığı şiirler ise bu topraklardan geri çekilen, izi silinmeye çalışan, ötekileştirilen tüm kültürel varlığa sahip çıkan, mücadele eden, tarihe not düşen bir manifesto niteliği de taşır. Her ne kadar 2020’lere kadar şiirlerinin çok küçük bir kısmı yayınlansa da 2016’ya kadar Abdülfettah Rauf hakkında büyük bir sessizlik vardır. 1947’deki yargılanma süreci, komünist rejimin varlığı, İslami düşünceleri, şiirlerinin Osmanlıca yazması, şiirlerinin yayınlanması konusunda irade gösterilememesi gibi süreçler bu sessizliğin ana nedenleridir. 2021 yılında şiir defterlerine ulaşılmasıyla birlikte Ekim 2021- Eylül 2023 tarihleri arasında 6 şiir kitabı yayınlanmıştır. Bunun yanında 09-10 Haziran 2023 tarihlerinde İstanbul’da 60.Ölüm yıldönümünde Uluslararası Fettah Efendi Sempozyumu düzenlenmiştir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span class="fontstyle0">Elinizde bulunan bu kitap, Türkiye’nin birçok faklı şehrinden çok değerli akademisyen ve edebiyatçıların katılımıyla 25-26 Nisan 2025 tarihleri arasında Üsküp’te düzenlenen II. Uluslararası </span><span class="fontstyle2">Balkanların Şairi ve Âlimi Abdülfettah Rauf Sempozyumu</span><span class="fontstyle0">’nun sonuçlarından biridir. Rauf&#8217;un farklı yönleriyle ele alan kapsamlı bir </span><span class="fontstyle0">çalışmanın ürünüdür. Sempozyum sonrası ortaya çıkan bu eser; Abdülfettah Rauf’un şiirini estetik bir ifade biçimi olarak ele alırken, tarihsel, sosyal ve derin bir düşünce tasavvuru ile de çok katmanlı bir okumaya imkan tanımaktadır. </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span class="fontstyle0">Birinci bölüm, </span><span class="fontstyle2">“Abdülfettah Rauf, Düşünce ve Şiir</span><span class="fontstyle0">” başlığını taşımaktadır. Bu bölümde şairin düşünce dünyasına ve şiirsel arayışlarına odaklanılmaktadır. Ahmet Dağ, “Şair-Mütefekkir Abdülfettah Rauf Efendi’nin Düşüncesinde Teolojik/Allah, Kozmolojik/Tabiat ve Varoluşsal/İnsanî Düzlemler” başlıklı çalışmasında, şairin varoluşu üç temel düzlemde nasıl kavradığını analiz ederken, Bilal Kemikli, “Tecrid ve Tefrid Arasında: Fettah Efendi’nin Şiirinde Ruhani Yöneliş” adlı çalışmasında, şairin metafizik arayışlarını tasavvufî duyarlılıklarla nasıl şiire aktardığını irdelemektedir. Dursun Ali Tökel ise “Yeşil Kubbede Bir Nâlân: Abdülfettah Rauf ve Naatlarında Peygambere Hitap Şekilleri” başlıklı yazısında, Fettah Efendi’nin naat geleneğine yaptığı katkıları ve bu gelenek ekseninde kurduğu özgün hitap şekillerini değerlendirmektedir. Yılmaz Daşçıoğlu, “Abdülfettah Rauf Efendi’nin Şiirlerinde Anlamı Çerçeveleyen Değerler Hiyerarşisi” başlıklı çalışmasında, şairin şiirlerindeki değer merkezli bakışını ele almıştır. Ali İhsan Öbek, Türkçeyi Şiirle İnşa Edenler 4: Fettah Efendi’nin Şiir Dili isimli çalışmasıyla “Türk aruzu” yapabilmiş büyük Türk şairlerinin Türkçeye ölümsüz katkı ve hizmetlerini konu edinerek yazdığı yazı dizisine Fettah Efendi’yi de eklemiştir. Lokman Turan, “Abdülfettah Rauf’un Şiirlerinde Vardar Nehri: Tarihsel Bir Sembol ve İmgesel Değer” makalesinde Üsküplü şairin Vardar Nehri ile kurduğu bağın nasıl tarihsel hafızaya dönüştüğünü göstermektedir. </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span class="fontstyle0">İkinci bölüm, </span><span class="fontstyle2">“Abdülfettah Rauf, Vatan, İslam Coğrafyası ve Medeniyet” </span><span class="fontstyle0">başlığını taşımaktadır. Muhammet Altaytaş, “İman ile Vatan Arasındaki Varoluşsal İrtibat Bakımından Abdülfettah Efendi’nin Şiiri” çalışmasında, vatan sevgisini iman ekseninde irdelerken, Şaban Sağlık, “Abdülfettah Rauf’un Şiirlerinde Özülke Olarak İslam Coğrafyası” başlıklı yazısında </span><span class="fontstyle0">şairin memleket tasavvurunu ümmet bilinciyle bütünleşmesini ele almaktadır. Mehmet Samsakçı, “Abdülfettah Efendi’nin Şiirlerinde İslam Dünyası” başlıklı yazısında şiirlerdeki İslam coğrafyasının geniş tahayyülünü ve ortak kimlik vurgusunu incelemektedir. Selami Alan ise “Abdülfettah Rauf Efendi’nin Şiirlerinde Medeniyet Tasavvuru” çalışmasında şairin medeniyet anlayışını tarih ve kültür bağlamında çözümlemektedir. </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span class="fontstyle0">Üçüncü bölüm, </span><span class="fontstyle2">“Abdülfettah Rauf, Şiir ve Meseleler” </span><span class="fontstyle0">adını taşımakta ve şairin şiirinde çeşitli poetik ve sosyolojik meseleleri irdelemektedir. Cüneyt Nur, “Üsküplü Abdülfettah Rauf Efendi’nin Klasik Türk Edebiyatı Geleneğine Bağlı Yazdığı Şiirleri İçinde Nazım Şekli Olarak Gazel” çalışmasında klasik geleneğe bağlılığını ele alırken; Emrah Gökçe, “Abdülfettah Rauf’un Şiirlerinde Hikemî Unsurlar” başlıklı yazısında şairin öğüt verici söylemlerini analiz etmektedir. Mehmet Güneş, “Umutsuzluktan Umuda, Yok Olma Endişesinden Yeniden Doğuşa: Abdülfettah Rauf’un Şiirlerinde Geleceğe Umutla Bakış” çalışmasında, şairin umudu şiirsel bir uslupla nasıl kurguladığını ele almaktadır. Ali Karahan, “Dağ Başları Yırtar Koca Bir Seldi: Abdülfettah Rauf Şiirinde Vicdan” başlıklı yazısında vicdan temasının analiz ederken; Seyit Yavuz, “Ümidin İki Yüzü: Abdülfettah Rauf ve Mehmet Akif’in Şiirlerinde Ümit Tasavvuru” başlıklı çalışmasıyla Rauf ve Mehmet Akif’i karşılaştırmalı olarak ele almakta; Üsküp denilince akla gelen bir diğer şair olan Yahya Kemal ile karşılaştırmayı da Mümin Ali “Abdülfettah Rauf ve Yahya Kemal Beyatlı” isimli çalışması ile ortaya koymaktadır. Selim Selim ise “Abdülfettah Rauf’un Sınıf Arkadaşı Preşovalı Hafız Necati Ahmeti” isimli başlığı ile Fettah Efendi’nin Meddah Medresesinden sınıf arkadaşı olan Hafız Necati Ahmeti’ye dikkat çekmektedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span class="fontstyle0">Dördüncü ve son bölüm, </span><span class="fontstyle2">“Abdülfettah Rauf’un Şiirine Dair” </span><span class="fontstyle0">baş- lığını taşımakta ve şairin şiirine daha çok teknik ve yapısal bir perspektiften yaklaşmaktadır. Bu bölümde yer alan çalışmalar, Abdülfettah Rauf’un şiir dünyasını farklı açılardan ele alarak </span><span class="fontstyle0">zengin bir analiz sunmaktadır. Ahmet Tanyıldız, “Mahlas Meselesine Katkı: Abdülfettah Rauf’un Şiirlerindeki ‘Fetâ’ Kelimesini Mahlas Olarak Yorumlamak” başlıklı çalışmasında, şairin “Fetâ” kelimesini mahlas olarak kullanımını inceleyerek mahlas tartışmalarına özgün bir katkı sağlamaktadır. Mehmet Akif Gö- zitok ise “Abdülfettah Rauf’un Şiirlerinin Ses ve Ahenk Unsurları Üzerine Bir İnceleme” başlıklı yazısında, şairin şiirlerindeki vezin ve ahenk yapılarına odaklanmaktadır. “Abdülfettah Rauf’un Şiirlerinde Özel Adlar” başlıklı çalışmasıyla Hacı İbrahim Delice, şairin şiirlerinde geçen özel adları analiz etmekte ve bu adların metin içindeki işlevlerine dikkat çekerken; Oğuzhan Şahin, “Balkanlar’ın Kaotik Ortamında Millî Bir Ârif/Aydın Tipi Arayışı: Abdülfettah Rauf’un Şiirlerini Millî Romantizm Açısından Okuma Denemesi” başlıklı çalışmasında, şairin şiirlerini millî romantizm bağlamında değerlendirerek farklı bir bakış açısı geliştirmektedir. Ahmet Çam, “Abdülfettah Rauf’un Şiirlerinde İç İçe Yinelemeler” başlıklı incelemesinde, şiirlerdeki yineleme unsurlarını ahenk ve anlam örgüsü açısından ele almaktadır. Son olarak, Fikri Kula, “Üsküplü Abdülfettah Rauf’un Şiirlerinde Nüfus, Mimari ve Nüfuz” adlı çalışmasında, şairin şiirleri üzerinden toplumsal yapı, şehir dokusu ve kültürel etkileşim gibi temaları irdelemektedir. Bu kitap, hem Abdülfettah Rauf’un edebî kişiliğini çok yönlü bir bakışla anlamak isteyen araştırmacılar hem de Osmanlı sonrası Üsküp’ün entelektüel dünyasına merak duyan okuyucular için önemli bir başvuru kaynağı olmayı hedeflemektedir. Şairin kaleminde hayat bulan kelimeler, bu eser aracılığıyla yeniden anlam kazanmakta ve geçmişten geleceğe köprü kurmaktadır.</span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://balkanfoundation.com/abdulfettah-rauf-sair-suur-ve-siir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>International Symposium on Balkan Periodicals: Trajectory of the Islamic Thought, 1945-1990 Program/Book of Abstracts</title>
		<link>https://balkanfoundation.com/international-symposium-on-balkan-periodicals-trajectory-of-the-islamic-thought-1948-1990-program-book-of-abstracts/</link>
					<comments>https://balkanfoundation.com/international-symposium-on-balkan-periodicals-trajectory-of-the-islamic-thought-1948-1990-program-book-of-abstracts/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Jun 2025 16:55:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ARRC - Publications]]></category>
		<category><![CDATA[Latest Publications]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://balkanfoundation.com/?p=5468</guid>

					<description><![CDATA[The International Symposium on Balkan Periodicals: Trajectory of the Islamic Thought, 1918–1990, to be held on June 13–15, 2025, aims to trace the trajectory of Islamic thought through periodicals published across the Balkans between 1948 and 1990. The program and book of abstracts are now available.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>The International Symposium on Balkan Periodicals: Trajectory of the Islamic Thought, 1918–1990, to be held on June 13–15, 2025, aims to trace the trajectory of Islamic thought through periodicals published across the Balkans between 1948 and 1990. The program and book of abstracts are now available.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://balkanfoundation.com/international-symposium-on-balkan-periodicals-trajectory-of-the-islamic-thought-1948-1990-program-book-of-abstracts/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>II. Uluslararası &#8220;Balkanların Şairi ve Alimi Abdülfettah Rauf&#8221; Sempozyumu Program/Özet Kitapçığı</title>
		<link>https://balkanfoundation.com/ii-uluslararasi-balkanlarin-sairi-ve-alimi-abdulfettah-rauf-sempozyumu-program-ozet-kitapcigi/</link>
					<comments>https://balkanfoundation.com/ii-uluslararasi-balkanlarin-sairi-ve-alimi-abdulfettah-rauf-sempozyumu-program-ozet-kitapcigi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Apr 2025 11:51:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ARRC - Publications]]></category>
		<category><![CDATA[Latest Publications]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://balkanfoundation.com/?p=5063</guid>

					<description><![CDATA[Balkan edebiyatı ve düşünce tarihine iz bırakmış bir isim: Abdülfettah Rauf. Şiiriyle kalplere, ilmiyle zihinlere dokunan bu büyük şahsiyet 25-26 Nisan tarihlerinde Üsküp’te uluslararası bir sempozyumla anılacaktır. Türkiye ve Balkanlardan alanında uzman akademisyenleri, araştırmacıları ve kültür insanlarını bir araya getirecek bu özel etkinlikte; Rauf’un şiiri, ilmi kişiliği ve Balkanlar’daki entelektüel mirası konuşulacak.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Balkan edebiyatı ve düşünce tarihine iz bırakmış bir isim: Abdülfettah Rauf. Şiiriyle kalplere, ilmiyle zihinlere dokunan bu büyük şahsiyet 25-26 Nisan tarihlerinde Üsküp’te uluslararası bir sempozyumla anılacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Türkiye ve Balkanlardan alanında uzman akademisyenleri, araştırmacıları ve kültür insanlarını bir araya getirecek bu özel etkinlikte; Rauf’un şiiri, ilmi kişiliği ve Balkanlar’daki entelektüel mirası konuşulacak.</p>

]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://balkanfoundation.com/ii-uluslararasi-balkanlarin-sairi-ve-alimi-abdulfettah-rauf-sempozyumu-program-ozet-kitapcigi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmanlı Avrupası&#8217;nda Bilim ve Düşünce: Bilimler, Bilginler, Eserler</title>
		<link>https://balkanfoundation.com/osmanli-avrupasinda-bilim-ve-dusunce-ed-elif-baga/</link>
					<comments>https://balkanfoundation.com/osmanli-avrupasinda-bilim-ve-dusunce-ed-elif-baga/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Dec 2024 15:18:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ARRC - Publications]]></category>
		<category><![CDATA[IDEFE - Editorial Publishings]]></category>
		<category><![CDATA[Latest Publications]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://balkanfoundation.com/?p=4400</guid>

					<description><![CDATA[Osmanlı Avrupası&#8217;nda Bilim ve Düşünce: Bilimler, Bilginler, Eserler Ed. Elif Baga IDEFE Publications, 2025 366 pp. ISBN: 978-608-4944-16-4 Osmanlının son dönemlerinden itibaren ve bugün dahi “Balkanlar” diye tabir ettiğimiz bölge, İtalya yarımadasının doğusu ile Anadolu’nun batısı ve kuzeybatısında, diğer bir ifadeyle Avrupa kıtasının güneydoğu kesiminde yer alan coğ- rafi ve kültürel bölgedir. Osmanlı Devleti’nden önce, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h5 style="text-align: justify;"><strong>Osmanlı Avrupası&#8217;nda Bilim ve Düşünce: Bilimler, Bilginler, Eserler</strong></h5>
<p><em><strong>Ed. Elif Baga</strong></em><br />
<em><strong>IDEFE Publications, 2025</strong></em><br />
<em><strong>366 pp.</strong></em><br />
<em><strong>ISBN: 978-608-4944-16-4</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><span class="fontstyle0">Osmanlının son dönemlerinden itibaren ve bugün dahi “Balkanlar” diye tabir ettiğimiz bölge, İtalya yarımadasının doğusu ile Anadolu’nun batısı ve kuzeybatısında, diğer bir ifadeyle Avrupa kıtasının güneydoğu kesiminde yer alan coğ- rafi ve kültürel bölgedir. Osmanlı Devleti’nden önce, henüz 13. asırda Anadolu Selçukluları döneminde, Anadolu üzerinden bu bölge sınırları içerisine ulaşan Selçuklu Türkler’i din, dil ve kültürlerini koruyup yeni nesillere aktararak geleneklerini yaymışlardır. 14. asırda Osmanlı Devleti’nin ilk fetihleriyle bölgede Müslüman-Türk nüfusu ve varlığı güçlenmiş, yaklaşık beş asır boyunca artan bir ivme göstermiştir. İşte bu beş asır boyunca Balkanlar’a verilen her türlü öneme binaen buranın maddi ve manevi imarı için tüm imkânlar seferber edilmiştir. Bunun en temel iki göstergesinden biri, Osmanlı mirası kamu ve vakıf yapıları- nın önemli bir kısmı yok edilmesine rağmen hala yüzlerce tarihî yapının mevcudiyeti, diğeri ise Balkanlar’da Osmanlı mirası çeşitli bilim dallarına ait yüzlerce el yazması eser ve arşiv belgeleridir. Yakın zamanda yapılan araştırmalar, Bulgaristan ve Yunanistan sınırlarında Osmanlı döneminde faaliyet göstermiş ancak bugüne ulaşamamış medreselerin sayısının sanılanın çok üzerinde olduğunu göstermiştir. Bu durumda Balkanlar’daki medrese, yazma eser ve bu medreselerde görev yapan, bu eserleri yazan bilgin sayıları, burada asırlar süren yoğun bir eğitim-öğretim ve ilmî faaliyete işaret eder. İşte bu kitap tam da bu farkındalığın bir sonucu olarak ortaya çıktı. Daha önce herhangi bir çalışmada Osmanlı Avrupası olan Balkanlar’da bilimler, bilginler ve eserler bağlamında kapsamlı bir araştırma ortaya konulmamış olması da bu akademik boşluğu bir an evvel doldurmak gerektiği hususundaki sebatı besledi. Nihayetinde ise “matematik bilimler”, “doğa bilimleri ve coğrafya”, “mantık, felsefe ve kelam” ve “tasavvuf, eğitim ve ilmi etkileşim” olmak üzere dört ana bölümden oluşan bu kitap meydana geldi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span class="fontstyle0">Matematik, tüm bilimler için temel kabul edildiği için ilk bölümde yer aldı. Bö- lüm, Makedonya coğrafyası özelinde riyâzî ilimler yani matematik ve astronomi alanındaki Osmanlı mirası el yazması eserlere genel bir bakışla başladı. Bundan sonraki dört yazıda, Balkan topraklarında doğmuş, büyümüş veya eserini burada yazmış bilginlerin matematik ve astronomi eserlerinin tanıtımları, müelliflerinin kronolojisine göre sıralanmıştır. Buna göre sırayla anonim kitap </span><span class="fontstyle2">Türkî Hisâb</span><span class="fontstyle0">, Matrakçı Nasuh’un </span><span class="fontstyle2">Umdetü’l-Hisâb</span><span class="fontstyle0">’ı, Hoca Tahsin Efendi’nin </span><span class="fontstyle2">Esâs-ı İlm-i Hey’et</span><span class="fontstyle0">’i ve Manastırlı Mehmed Rıfat’ın </span><span class="fontstyle2">Mecelle-i Hendese</span><span class="fontstyle0">’si ortaya konuldu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span class="fontstyle0">Matematik bilimler bölümünün hemen ardına ona en yakın bilimler olan Doğa bilimleri ve coğrafya bölümü konuldu. Bu bölümde biyoloji, daha özelde de zooloji dalında Muhammed Bosnevî’nin </span><span class="fontstyle2">Hayâtü’l-Hayevân </span><span class="fontstyle0">tercümesi, teorik fizik alanında Yanyalı Esad Efendi’nin </span><span class="fontstyle2">Fizika </span><span class="fontstyle0">çevirisi, uygulamalı fizik sahasında Yanyalı İshak Efendi’nin </span><span class="fontstyle2">Mecmûa-i Ulûm-i Riyâziye</span><span class="fontstyle0">’sindeki fizik aletleri hakkındaki yazılar doğa bilimlerini temsilen yine kronolojik biçimde sunuldu, en sona da coğrafya sahasında Münîrî-i Belgrâdî’nin </span><span class="fontstyle2">Seb</span><span class="fontstyle0">‘</span><span class="fontstyle2">iyyât </span><span class="fontstyle0">isimli eseriyle ilgili bir yazı eklendi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span class="fontstyle0">Matematik ve doğa bilimlerinin ardından felsefi bilimler bölümünü sunmak, okuyucunun metne adaptasyonu bakımından uygun görüldü. Burada da matematik gibi temel bilim olan mantık ile başlandı ve Yanyalı Esad Efendi’nin </span><span class="fontstyle2">Tercemetü’ş-Şerhi’l-Enver</span><span class="fontstyle0">’i sunuldu. Ardından felsefe ve kelam alanlarını temsilen müelliflerin kronolojisine uygun olarak </span><span class="fontstyle0">Manyasoğlu Mahmûd’un </span><span class="fontstyle2">Hâşiye alâ Şerhi’l-Akâ’idi’n-Nesefiyye</span><span class="fontstyle0">’si, Hasan Kâfî Akhisârî’nin çeşitli eserlerinde özgürlük ve sorumluluk meselesi son olarak da </span><span class="fontstyle0">Muhammed Nûrü’l-Arabî’nin </span><span class="fontstyle2">Şerhu Akâidi’n-Nesefî</span><span class="fontstyle0">’sinde ehl-i hak ve hakikat yorumu ortaya konuldu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span class="fontstyle0">Tasavvuf, eğitim ve ilmi etkileşim adlı son bölümde Lâmekânî Hüseyin Efendi’nin tasavvuf alanındaki </span><span class="fontstyle2">Etvâr-ı Seb‘a </span><span class="fontstyle0">risalesi ile başlanıp İsmâil Hakkı Bursevî’nin (k.s.) Üsküp yıllarında kaleme aldığı </span><span class="fontstyle2">Mecâlisü’l-va</span><span class="fontstyle0">ʿ</span><span class="fontstyle2">z ve’t-tezkîr </span><span class="fontstyle0">adlı vaaz ve nasihat içerikli eseriyle devam edildi. Ardından Üsküp Müftüsü Hasan Fehmi Efendi’nin ilim yolcularının uymaları gereken kurallara dair el kitabı niteliğindeki </span><span class="fontstyle2">Zübdetü’t-Ta‘lîm </span><span class="fontstyle0">isimli eğitim eseri sunuldu. </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span class="fontstyle0">Son olarak da bölüm başlığındaki ilmi etkileşimi temsilen Balkanlar’daki ilmî hayata Memlük coğrafyasının etkisi ortaya konuldu.</span><span class="fontstyle0">Tüm bu yazıların “Osmanlı Avrupası’nda Bilim ve Düşünce” üst başlığının altının doldurulmasına bir nebze olsun hizmet etmesi temennisi ve elinizdeki kitabın bu alandaki başka çalışmalara vesile olması dileğiyle…</span></p>
<p style="text-align: right;"><em><strong><span class="fontstyle0">Elif Baga</span></strong></em></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://balkanfoundation.com/osmanli-avrupasinda-bilim-ve-dusunce-ed-elif-baga/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Balkan Periodicals The Trajectory of Islamic Thought in the Interwar Period</title>
		<link>https://balkanfoundation.com/balkan-periodicals-the-trajectory-of-islamic-thought-in-the-interwar-period-ed-sevba-abdula-ahmet-koroglu/</link>
					<comments>https://balkanfoundation.com/balkan-periodicals-the-trajectory-of-islamic-thought-in-the-interwar-period-ed-sevba-abdula-ahmet-koroglu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Jul 2024 08:31:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ARRC - Publications]]></category>
		<category><![CDATA[IDEFE - Editorial Publishings]]></category>
		<category><![CDATA[Latest Publications]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://balkanfoundation.com/?p=3707</guid>

					<description><![CDATA[Balkan Periodicals The Trajectory of Islamic Thought in the Interwar Period Eds. Sevba Abdula, Ahmet Köroğlu IDEFE Publications, 2025 412 pp. ISBN: 978-608-4944-40-9 We express our deepest gratitude to the making efforts for their unwavering commitment in curating and facilitating scholarly works on the historical periodicals of the Balkan region. Their contributions have significantly expanded [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h5><strong>Balkan Periodicals The Trajectory of Islamic Thought in the Interwar Period</strong></h5>
<p><em><strong>Eds. Sevba Abdula, Ahmet Köroğlu</strong></em><br />
<em><strong>IDEFE Publications, 2025</strong></em><br />
<em><strong>412 pp.</strong></em><br />
<em><strong>ISBN: 978-608-4944-40-9</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">We express our deepest gratitude to the making efforts for their unwavering commitment in curating and facilitating scholarly works on the historical periodicals of the Balkan region. Their contributions have significantly expanded research horizons and provided innovative perspectives. We are also indebted to the reviewers, whose meticulous feedback and constructive critiques have been indispensable in refining the content and enhancing the scholarly rigor and academic integrity of this publication.</p>
<p style="text-align: justify;">Finally, we extend our sincere appreciation to our esteemed partners: the Presidency for Turks Abroad and Related Communities, and the Uskup Foundation, as well as to Mustafa Ozturk, Serdar Serdaroğlu, Hana Younis, Enisa Alomerović, Vedat Ahmet, Hamdi Cilingir, Besir Neziri, Besnik Emini, Fation Shabani, Furkan Abdula, Elif Rushiti, and Zehra A. Sadiki. Without their contributions and support, this book would not have been possible between two covers.</p>

]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://balkanfoundation.com/balkan-periodicals-the-trajectory-of-islamic-thought-in-the-interwar-period-ed-sevba-abdula-ahmet-koroglu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Symposium on Ottoman Ego-Documents Book of Abstracts</title>
		<link>https://balkanfoundation.com/symposium-on-ottoman-ego-documents-book-of-abstracts/</link>
					<comments>https://balkanfoundation.com/symposium-on-ottoman-ego-documents-book-of-abstracts/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 May 2024 13:24:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ARRC - Publications]]></category>
		<category><![CDATA[Latest Publications]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://balkanfoundation.com/?p=3507</guid>

					<description><![CDATA[The Book of Abstracts for theSymposium on Ottoman Ego-Documents has been published!]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>The Book of Abstracts for theSymposium on Ottoman Ego-Documents has been published!</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://balkanfoundation.com/symposium-on-ottoman-ego-documents-book-of-abstracts/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Üsküp&#8217;te Meddah Medresesi</title>
		<link>https://balkanfoundation.com/uskupte-meddah-medresesi-ed-sevba-abdula-abdullah-taha-imamoglu/</link>
					<comments>https://balkanfoundation.com/uskupte-meddah-medresesi-ed-sevba-abdula-abdullah-taha-imamoglu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Apr 2024 09:52:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ARRC - Publications]]></category>
		<category><![CDATA[IDEFE - Editorial Publishings]]></category>
		<category><![CDATA[Latest Publications]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://balkanfoundation.com/?p=3282</guid>

					<description><![CDATA[Üsküp&#8217;te Meddah Medresesi Eds. Sevba Abdula, Abdullah Taha İmamoğlu IDEFE Publications, 2024 660 pp. ISBN: 978-608-4944-14-0 İslam medeniyetinin yakın tarihteki en önemli temsilcilerinden biri kuşkusuz Osmanlı devletidir. Asırlara yayılan bir siyasa, bilim, kültür ve sanat üreten bu devlet birçok ilim havzasını da kendinde toplamıştır. Balkan havzası Osmanlı ile kayda değer bir zaman diliminde inşa eden, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h5 style="text-align: justify;"><strong>Üsküp&#8217;te Meddah Medresesi</strong></h5>
<p><em><strong>Eds. Sevba Abdula, Abdullah Taha İmamoğlu</strong></em><br />
<em><strong>IDEFE Publications, 2024</strong></em><br />
<em><strong>660 pp.</strong></em><br />
<em><strong>ISBN: 978-608-4944-14-0</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">İslam medeniyetinin yakın tarihteki en önemli temsilcilerinden biri kuşkusuz Osmanlı devletidir. Asırlara yayılan bir siyasa, bilim, kültür ve sanat üreten bu devlet birçok ilim havzasını da kendinde toplamıştır. Balkan havzası Osmanlı ile kayda değer bir zaman diliminde inşa eden, artı değer üreten, öngörülebilir bir hukuki siyaset, toplum pratiği ortaya koyabilmiştir. Modernite, kapitalist ekonomi, modern devlet, modern ulus ve ideolojiler dünya tarihinin yeni bir döneme geçişini sağlarken Osmanlı ve İslam medeniyeti bu değişim ve dönüşümden payını olumsuz bir şekilde alarak ciddi bir gerileme ve krize girmiştir. Osmanlı’nın Balkanlardan çekilmesini doğuran bu süreç asırlarca hakim grup olarak bölgede yaşayan önemli bir nüfusu göçe zorlasa da önemli bir toplumsal kesim de bu coğrafyada yaşamaya devam etmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Elinizdeki bu eser Osmanlı sonrası yeni bir medeniyetin iktidarında azınlık olarak var olma mücadelesi veren Müslümanların yeni dünya düzenine karşı verdikleri kurumsal cevabın kısa bir hikayesini tarihe not düşmeyi amaçlamaktadır. Balkanlarda ilk dönem Osmanlı medreselerinden biri olan Meddah Medresesi’nin 1923 yılında Fatih medresesi mezunu Ataullah Kurtiş tarafından yeniden ihya edilip yeni bir çehreye büründürülmesinden sonra aradan yaklaşık bir asır geçti. Bu doğrultuda 07-08 Kasım 2023 tarihlerinde Üsküp’te Balkan Çalışmaları Vakfı, İslami İlimler Araştırma Vakfı, Uluslararası Balkan Üniversitesi, Üsküp Müftülüğü ve Sofya Yüksek İslam Enstitüsü işbirliğinde bir sempozyum gerçekleştirildi. Sempozyumda sunulan metinlerin yeniden düzenlenip geliştirilmesiyle ortaya çıkan bu çalışmanın alanında kurucu bir eser olması temenni edilmekte ve Osmanlı sonrası Balkan Müslümanlarının yaşadığı, yüzleştiği, cevap ürettiği birçok meseleyi içerdiği düşünülmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu çerçevede bu eserin ortaya çıkmasında emek veren başta İSAV olmak üzere tüm kurum ve kuruluşlara hususiyetle de Prof. Dr. Bedrettin Çetiner’e, Ahmet Yıldız’a, Kenan İsmaili’ye, Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Tırabzon’a, Prof. Dr. Lütfi Sunar’a, Prof. Dr. İlyas Çelebi’ye, Elif Ruşiti ve Zehra A. Sadiki’ye sonsuz teşekkürlerimizi sunarız.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://balkanfoundation.com/uskupte-meddah-medresesi-ed-sevba-abdula-abdullah-taha-imamoglu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>International Symposium on Balkan Periodicals: Trajectory of Islamic Thought 1918-1945 Book of Abstracts</title>
		<link>https://balkanfoundation.com/international-symposium-on-balkan-periodicals-trajectory-of-islamic-thought-1918-1945-book-of-abstracts/</link>
					<comments>https://balkanfoundation.com/international-symposium-on-balkan-periodicals-trajectory-of-islamic-thought-1918-1945-book-of-abstracts/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Feb 2024 18:08:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ARRC - Publications]]></category>
		<category><![CDATA[Latest Publications]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://balkanfoundation.com/?p=3030</guid>

					<description><![CDATA[The Book of Abstracts for the International Symposium on Balkan Periodicals: Trajectory of Islamic Thought 1918-1945 has been published!]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>The Book of Abstracts for the International Symposium on Balkan Periodicals: Trajectory of Islamic Thought 1918-1945 has been published!</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://balkanfoundation.com/international-symposium-on-balkan-periodicals-trajectory-of-islamic-thought-1918-1945-book-of-abstracts/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Abdülfettah Rauf: Şiiri, Düşünce Dünyası ve Hayatı</title>
		<link>https://balkanfoundation.com/abdulfettah-rauf-siiri-dusunce-dunyasi-ve-hayati-editor-sevba-abdula/</link>
					<comments>https://balkanfoundation.com/abdulfettah-rauf-siiri-dusunce-dunyasi-ve-hayati-editor-sevba-abdula/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Dec 2023 12:27:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ARRC - Publications]]></category>
		<category><![CDATA[IDEFE - Editorial Publishings]]></category>
		<category><![CDATA[Latest Publications]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://balkanfoundation.com/?p=1751</guid>

					<description><![CDATA[Abdülfettah Rauf: Şiiri, Düşünce Dünyası ve Hayatı Ed. Sevba Abdula IDEFE Publications, 2023 342 pp. ISBN: 978-608-4944-13-3 Abdülfettah Rauf, 20. yüzyılın ilk iki evresinde Balkan coğrafyasında kültürel, ekonomik, siyasi iktidarlarını kaybeden Müslümanların öne çıkan isimlerinden biridir. İslam medeniyetinin bu topraklarda inşa ettiği kurumların ve zihniyetin bir temsilcisi olarak da öne çıkmaktadır. 1927-1963 sarasında kaleme aldığı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h5><strong>Abdülfettah Rauf: Şiiri, Düşünce Dünyası ve Hayatı</strong></h5>
<p><em><strong>Ed. Sevba Abdula</strong></em><br />
<em><strong>IDEFE Publications, 2023</strong></em><br />
<em><strong>342 pp.</strong></em><br />
<em><strong>ISBN: 978-608-4944-13-3</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Abdülfettah Rauf, 20. yüzyılın ilk iki evresinde Balkan coğrafyasında kültürel, ekonomik, siyasi iktidarlarını kaybeden Müslümanların öne çıkan isimlerinden biridir. İslam medeniyetinin bu topraklarda inşa ettiği kurumların ve zihniyetin bir temsilcisi olarak da öne çıkmaktadır. 1927-1963 sarasında kaleme aldığı şiirler ise bu topraklardan geri çekilen, izi silinmeye çalışan, ötekileştirilen tüm kültürel varlığa sahip çıkan, mücadele eden, tarihe not düşen bir manifesto niteliği de taşır. Her ne kadar 2020’lere kadar şiirlerinin çok küçük bir kısmı yayınlansa da 2016’ya kadar Abdülfettah Rauf hakkında büyük bir sessizlik vardır. 1947’deki yargılanma süreci, komünist rejiminin varlığı, İslami düşünceleri, şiirlerini Osmanlıca yazması, şiirlerinin yayınlanması konusunda irade gösterilememesi gibi süreçler bu sessizliğin ana nedenleridir. Bu çalışma Abdülfettah Rauf’un 60. ölüm yıldönümü vesilesiyle İstanbul’da icra edilen sempozyumun bildirileri üzerinden şekillenmiştir. Abdüfettah Rauf hakkında birçok yazarın katkı sunduğu akademik bir çalışma ortaya çıkmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Eserin bölümlerinden önce ilk kez Abdülfettah Rauf’a dair bir kronoloji düzenlenmiştir. Abdülfettah Rauf’un hayatındaki önemli olaylar ve tarihleri olabildiğince tespit edilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Kitabımız giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Girişte bendeniz <em>Vatanını kaybeden bir alim ve şair: Abdülfettah Rauf </em>başlıklı yazı ile Abdülfettah Rauf’un düşüncesini şekillendiren süreçleri sorunsallaştırdım. Kitabın birinci bölümü yargılama ve yakın coğrafyadaki arkadaşları başlığı etrafında Zeki Gürel, Vedat Ahmed ve Selim Selimi’nin makalelerinden oluşmaktadır. Zeki Gürel, <em>Abdülfettah Rauf Efendi ile ilgili Mahkeme Dosyası Üzerine </em>başlıklı yazısı ile Abdülfettah Rauf’un mahkeme dosyasını, mahkeme dosyasında yer alan sorgu tutanaklarını ve iddianameyi merkeze almaktadır. Vedat Ahmed ile Selim Selimi’nin makaleleri ise Abdülfettah Rauf’un arkadaşlarını konu etmektedir. Bulgaristan Yüksek İslam Şura Başkanı Vedat S. Ahmed <em>Fettah Efendi’nin Bulgaristanlı Bir Kalemdaşı için Yazdığı Mersiyeler ve Hatırlattıkları </em>başlıklı yazısı ile Abdülfettah Rauf’un çok sevdiği Mehmet Fikri’yi kaleme almaktadır. Selim Selimi ise Abdülfettah Rauf’un Kosovalı dostu <em>Fettah Efendi’nin Dava Arkadaşı Kosova-Gilanlı Haki Efendi Sermacay </em>irdelemektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">İkinci bölüm Abdülfettah Rauf çalışmalarında çok önemli bir isim olan Ertuğrul Karakuş’un töreli şiir ve şairler olarak nitelendirdiği yeni bir perspektifi Abdülfettah Rauf üzerinden incelenmesini sağlamaktadır. Ertuğrul Karakuş <em>Üsküplü Şâir Abdülfettah Rauf’un “Söztöre”si Üzerine </em>başlıklı yazı ile bu konuyu irdelerken Abdülkadir Dağlar <em>Üsküp’ün Töreli Şâiri Abdülfettâh Raûf’un Hâtif Mahlasıyla Söylediği Şiirler</em>, Erhan Çapraz’da <em>Abdülfettâh Raûf’un Şiirlerinde Töresözler </em>başlıkları ve incelemeleriyle bu yeni teorik çerçeveye katkı sunmaktadırlar. Bu bölümde Prizrenli araştırmacı-şair Taner Güçlütürk <em>Abdülfettah Rauf’un Eserlerinde Vatan Teması </em>başlıklı makalesiyle Abdülfettah Rauf’un şiirlerinde vatan temasını detaylı olarak işlemektedir. Abdülfettah Rauf’un şiirlerini yayıma hazırlayan ekipte olan Emrah Gökçe ise <em>Fettâh Efendi’nin Şiirlerinde Klâsik Edebiyat Unsurları </em>başlıklı yazısı ile Abdülfettah Rauf’un divan şairi, klasik edebiyat ile güçlü ilişkisini ortaya çıkarmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Üçüncü Bölüm Abdülfettah Rauf’un şirinde birçok temayı irdeleyen yazılar yer almaktadır. Şiir kitaplarını hazırlayan ekipte yer alan bir diğer isim olan Emre Aracı, <em>“Feryâdına İkinci Bir Tûfân Şeklini Verip Çağlayan” İslâm Âlimi:Fettâh Efendi’nin Şiirlerinde Îmânî ve Kur’ânî Değerlere Atıflar </em>başlıklı makalesi ile Abdülfettah Rauf’ta iman konularına odaklanmaktadır. Mehmet Güneş, <em>Abdülfettah Rauf’un Şiirlerinde Rumeli’nin Tabii Güzelliğine Övgü, Kaybolan Değerlere Ağ</em>ıt başlıklı yazısı Fettah Efendi’nin 1954 sonrası kaleme aldığı birçok şehri ve geçmişe olan özlemini irdelemektedir. Raşit Koç ve Mustafa Said Kıymaz ise <em>Abdülfettah Rauf’un Şiirlerinde Kuş Metaforu </em>ile Fettah Efendi’nin şiirinde sıklıkla yer alan mertaforlardan kuş metaforu incelenmektedir. Fettah Efendi çalışmalarının genç araştırmacıları Elif Ruşiti, Hanife Muçi, Gülden Mazreku ve Mümin Ali ise <em>Gelenekten Moderne Fettah Efendi’nin Şiirlerinde Beşerî Aşk, Fettah Efendi Şiirlerinde İmaj ve Üsküplü Şair Abdülfettah Rauf’un Şiirlerinde İstanbul </em>başlıklı yazılarıyla Abdülfettah Rauf’un şiirlerindeki birçok farklı temalara dikkat çekmektedirler.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://balkanfoundation.com/abdulfettah-rauf-siiri-dusunce-dunyasi-ve-hayati-editor-sevba-abdula/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>100 Yılında Uluslararası Meddah Medresesi Sempozyumu Özet Kitapçığı</title>
		<link>https://balkanfoundation.com/100-yilinda-uluslararasi-meddah-medresesi-sempozyumu-ozet-kitapcigi/</link>
					<comments>https://balkanfoundation.com/100-yilinda-uluslararasi-meddah-medresesi-sempozyumu-ozet-kitapcigi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Oct 2023 13:03:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ARRC - Publications]]></category>
		<category><![CDATA[Latest Publications]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://balkanfoundation.com/?p=3196</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://balkanfoundation.com/100-yilinda-uluslararasi-meddah-medresesi-sempozyumu-ozet-kitapcigi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ey Yurdum</title>
		<link>https://balkanfoundation.com/ey-yurdum-abdulfettah-rauf/</link>
					<comments>https://balkanfoundation.com/ey-yurdum-abdulfettah-rauf/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editor2]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 Sep 2023 19:38:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ARRC - Publications]]></category>
		<category><![CDATA[IDEFE - Collected Works]]></category>
		<category><![CDATA[Latest Publications]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://balkanfoundation.com/?p=1848</guid>

					<description><![CDATA[Ey Yurdum Abdülfettah Rauf IDEFE Publications, 2023 200 pp. ISBN: 978-608-4944-09-6 Tarih yapıcıların, kahramanlar mı yoksa kurumlar mı olduğu kadim tartışma her daim gündemde olacaktır. Milletleri güçlü kılan ve tarih sahnesinden sildirmeyen en önemli özelliği öncü kahramanlarını ortaya çıkartabilmesidir. Geçmişin yeniden dönüşerek üretilmesinin en vazgeçilmez unsurları bu öncülerdir. Yaşadıkları çağın ötesinden toplumlarına bakabilen, değişim ve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h5 style="text-align: justify;"><b>Ey Yurdum</b></h5>
<p><em><strong>Abdülfettah Rauf</strong></em><br />
<em><strong>IDEFE Publications, 2023</strong></em><br />
<em><strong>200 pp.</strong></em><br />
<em><strong>ISBN: 978-608-4944-09-6</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Tarih yapıcıların, kahramanlar mı yoksa kurumlar mı olduğu kadim tartışma her daim gündemde olacaktır. Milletleri güçlü kılan ve tarih sahnesinden sildirmeyen en önemli özelliği öncü kahramanlarını ortaya çıkartabilmesidir. Geçmişin yeniden dönüşerek üretilmesinin en vazgeçilmez unsurları bu öncülerdir. Yaşadıkları çağın ötesinden toplumlarına bakabilen, değişim ve dönüşümleri en acı bir şekilde önceden hissedebilen ve anlamlandırabilen bu öncülerdir. Toplumuna, milletine, vatanına insani derinliğinin en yücelerinde dokunup nazar eden bu büyük ruhlar, insanlığın ortak değerleri olan iyiliğin, doğruluğun ve güzelliğin sembolleridir. Abdülfettah Rauf (Fettah Efendi), İslam medeniyetinin Balkanlarda ortaya çıkardığı öncü kahraman halkasının sadece bir halkası fakat bu topraklardaki en yüce değerlerin sürekliliğine vurgu yapan, XX yy. en önemli öncülerinden birisidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Abdülfettah Rauf ’un 1911-1963 yılları arasında arkadaşlarıyla Üsküp merkezli Rumeli topraklarında verdiği mücadele, XX yy. Balkanlarını ve İslam coğrafyasını resmetme anlamında son derece değerlidir. Günümüz Balkan coğrafyasını geçmiş ile irtibatlandırılmasında Meddah Medresesi ve Abdülfettah Rauf önemli bir sürekliliği ifa ediyor. İlmi derinliği yanında şairliğiyle de bölgede büyük bir üne sahip olan Abdülfettah Rauf, yarım asırdır birçok nedenden dolayı yayınlanamayan şiir külliyatıyla da gündemde olmuştur. 2016 yılında kurulan Fettah Efendi Eğitim ve Düşünce Derneği’nin kuruluş amaçlarından bir tanesi de dağılmış ve kimlerde olduğu konusunda karmaşa olan bu şiirleri bulmak ve yayınlanmasını sağlamaktı.</p>
<p style="text-align: justify;">Uzun bir süreç sonucunda şiir defterleri, yayınlanması için uğraşan fakat ömrü vefa etmeyen rahmetli Muhammed Aruçi’nin ailesinden ve Yasir İslami’den temin edilmiştir. Sürece olabildiğince Abdülfettah Rauf’un Türkiye’ye göç etmiş ailesi dahil edilmiş ve şiirlerinin yayınlanması konusunda kendilerinin rızası alınmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu eserin hazırlanmasında transkripsiyon, lügatler ve her bir aşamada mükerreren tashihler olmak üzere üç farklı merhale takip edildi. İlk olarak transkripsiyon aşamasında; Türkçe asıllı kelimeler, günümüz Türkçe’sine uygun bir şekilde transkripte edildi. Misalen; “idüb, eyleyüb, virmek” kelimeleri, “edip, eyleyip, vermek” olarak ifade edildi. Arapça ve Farsça asıllı kelimelerde ise; kelimenin vezni ve asli imlâsına mutabık olacak şekilde bir transkript usûlü takip edildi. Bu usûl ile şiirlerdeki aruz ölçüsünü doğru bir şekilde yansıtmak ve son derece dakik ve veciz ifadelerden tezahür eden belagat unsurlarının izharı amaçlandı.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu doğrultuda; bahsi geçen kelimelerdeki ünlü seslerin telaffuzunda uzatma gerektiren yerler, o seslerin üzerine şapka işareti (^) konularak ifade edildi. Arapça ve Farsça kelimelerin orta veya sonlarında yer alan ayn (ع) veya hemze (ء) harfleri ise, kesme işareti (‘) konularak gösterildi. İkinci olarak; defalarca yapılan tashihlerden sonra tamamlanan transkripsiyon aşamasının akabinde, şiirlerdeki oldukça geniş kelime haznesi ile karşılaşan okuyucularımıza bir kolaylık teşkil etmek üzere, belli başlı kelimelerin sözlük anlamını ifade eden ‘lügatler’ hazırlanmaya başlandı.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu noktada, şiirlerin içerisinde geçen bütün kelimelerin lügavî manalarını kitabımıza dercetmek, hem yekûn itibariyle fazlaca bir yer tutacağından hem de şiirlerde ifade edilen mücerret / soyut manaya kendimizce bir elbise veya lafız giydirmek gibi olacağından, bu yola tevessül edilmedi. Bununla birlikte, şiirlerin anlaşılmasını kolaylaştıracak belli başlı kelimelerin sözlük anlamları, her bir sayfanın alt kısmında küçük bir lügatçe ile ifade edildi.</p>
<p style="text-align: justify;">Binin üzerinde şiire sahip Abdülfettah Rauf külliyatı, peyderpey yayınlanacak şiir kitaplarıyla kamuoyuyla paylaşılacağı ifade edilmişti. Ekim 2021 tarihinde ilk şiir kitabı “Yine Vatan İçin”, Şubat 2022 tarihinde ise ikinci kitabı “Zulmetten Nura” ismiyle yayınlanmış ve çok olumlu geri dönüşler alınarak heyecan oluşturmuştur. Abdülfettah Rauf ’un üçüncü şiir kitabı garami parçalardan oluşmaktadır. “Garami Parçalar” ismiyle okuyucunun önüne çıkan bu şiir kitabı üç bölümden oluşmaktadır: şiirler, beyitler-gazeller-şarkılar ve kıtalar. Osmanlı Türkçesi ile kaleme alınmış şiirlerin transkripsiyonu, tashihi ve lügatlerin hazırlanması süreçlerinde gösterdikleri titiz çalışma ve ortaya koydukları emekten dolayı Emre Aracı’ya, Emrah Gökçe’ye, Murat Darıcık’a, Zehra Abdula’ya ve Elif Ruşiti’ye teşekkür ederiz.</p>
<p style="text-align: justify;">Bununla birlikte İDEFE yayınlarımızın klasikler bölümünden ikinci kitabın yayınlanması da bizler için büyük bir mutluluk vesilesidir. Her daim ifade ettiğimiz gibi, İDEFE Yayınları bölgemizle ilgili araştırmaları, düşünce üretimini, bağımsız, nesnel, tarafsız bir yöntem süzgecinden geçen metinleri yayınlamayı her daim önceleyecek ve bunun mücadelesini verecektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Dr. Sevba Abdula</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://balkanfoundation.com/ey-yurdum-abdulfettah-rauf/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Na&#8217;t ve Münâcât</title>
		<link>https://balkanfoundation.com/nat-ve-munacat-abdulfettah-rauf/</link>
					<comments>https://balkanfoundation.com/nat-ve-munacat-abdulfettah-rauf/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editor2]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Feb 2023 19:42:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ARRC - Publications]]></category>
		<category><![CDATA[IDEFE - Collected Works]]></category>
		<category><![CDATA[Latest Publications]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://balkanfoundation.com/?p=1853</guid>

					<description><![CDATA[Na&#8217;t ve Münâcât Abdülfettah Rauf IDEFE Publications, 2023 124 pp. ISBN: 978-608-4944-10-2 Tarih yapıcıların, kahramanlar mı yoksa kurumlar mı olduğu kadim tartışma her daim gündemde olacaktır. Milletleri güçlü kılan ve tarih sahnesinden sildirmeyen en önemli özelliği öncü kahramanlarını ortaya çıkartabilmesidir. Geçmişin yeniden dönüşerek üretilmesinin en vazgeçilmez unsurları bu öncülerdir. Yaşadıkları çağın ötesinden toplumlarına bakabilen, değişim [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h5><strong>Na&#8217;t ve Münâcât</strong></h5>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Abdülfettah Rauf</strong></em><br />
<em><strong>IDEFE Publications, 2023</strong></em><br />
<em><strong>124 pp.</strong></em><br />
<em><strong>ISBN: 978-608-4944-10-2</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Tarih yapıcıların, kahramanlar mı yoksa kurumlar mı olduğu kadim tartışma her daim gündemde olacaktır. Milletleri güçlü kılan ve tarih sahnesinden sildirmeyen en önemli özelliği öncü kahramanlarını ortaya çıkartabilmesidir. Geçmişin yeniden dönüşerek üretilmesinin en vazgeçilmez unsurları bu öncülerdir. Yaşadıkları çağın ötesinden toplumlarına bakabilen, değişim ve dönüşümleri en acı bir şekilde önceden hissedebilen ve anlamlandırabilen bu öncülerdir. Toplumuna, milletine, vatanına insani derinliğinin en yücelerinde dokunup nazar eden bu büyük ruhlar, insanlığın ortak değerleri olan iyiliğin, doğruluğun ve güzelliğin sembolleridir. Abdülfettah Rauf (Fettah Efendi), İslam medeniyetinin Balkanlarda ortaya çıkardığı öncü kahraman halkasının sadece bir halkası fakat bu topraklardaki en yüce değerlerin sürekliliğine vurgu yapan, XX yy. en önemli öncülerinden birisidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Abdülfettah Rauf ’un 1911-1963 yılları arasında arkadaşlarıyla Üsküp merkezli Rumeli topraklarında verdiği mücadele, XX yy. Balkanlarını ve İslam coğrafyasını resmetme anlamında son derece değerlidir. Günümüz Balkan coğrafyasını geçmiş ile irtibatlandırılmasında Meddah Medresesi ve Abdülfettah Rauf önemli bir sürekliliği ifa ediyor. İlmi derinliği yanında şairliğiyle de bölgede büyük bir üne sahip olan Abdülfettah Rauf, yarım asırdır birçok nedenden dolayı yayınlanamayan şiir külliyatıyla da gündemde olmuştur. 2016 yılında kurulan Fettah Efendi Eğitim ve Düşünce Derneği’nin kuruluş amaçlarından bir tanesi de dağılmış ve kimlerde olduğu konusunda karmaşa olan bu şiirleri bulmak ve yayınlanmasını sağlamaktı.</p>
<p style="text-align: justify;">Uzun bir süreç sonucunda şiir defterleri, yayınlanması için uğraşan fakat ömrü vefa etmeyen rahmetli Muhammed Aruçi’nin ailesinden ve Yasir İslami’den temin edilmiştir. Sürece olabildiğince Abdülfettah Rauf’un Türkiye’ye göç etmiş ailesi dahil edilmiş ve şiirlerinin yayınlanması konusunda kendilerinin rızası alınmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu eserin hazırlanmasında transkripsiyon, lügatler ve her bir aşamada mükerreren tashihler olmak üzere üç farklı merhale takip edildi. İlk olarak transkripsiyon aşamasında; Türkçe asıllı kelimeler, günümüz Türkçe’sine uygun bir şekilde transkripte edildi. Misalen; “idüb, eyleyüb, virmek” kelimeleri, “edip, eyleyip, vermek” olarak ifade edildi. Arapça ve Farsça asıllı kelimelerde ise; kelimenin vezni ve asli imlâsına mutabık olacak şekilde bir transkript usûlü takip edildi. Bu usûl ile şiirlerdeki aruz ölçüsünü doğru bir şekilde yansıtmak ve son derece dakik ve veciz ifadelerden tezahür eden belagat unsurlarının izharı amaçlandı.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu doğrultuda; bahsi geçen kelimelerdeki ünlü seslerin telaffuzunda uzatma gerektiren yerler, o seslerin üzerine şapka işareti (^) konularak ifade edildi. Arapça ve Farsça kelimelerin orta veya sonlarında yer alan ayn (ع) veya hemze (ء) harfleri ise, kesme işareti (‘) konularak gösterildi. İkinci olarak; defalarca yapılan tashihlerden sonra tamamlanan transkripsiyon aşamasının akabinde, şiirlerdeki oldukça geniş kelime haznesi ile karşılaşan okuyucularımıza bir kolaylık teşkil etmek üzere, belli başlı kelimelerin sözlük anlamını ifade eden ‘lügatler’ hazırlanmaya başlandı.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu noktada, şiirlerin içerisinde geçen bütün kelimelerin lügavî manalarını kitabımıza dercetmek, hem yekûn itibariyle fazlaca bir yer tutacağından hem de şiirlerde ifade edilen mücerret / soyut manaya kendimizce bir elbise veya lafız giydirmek gibi olacağından, bu yola tevessül edilmedi. Bununla birlikte, şiirlerin anlaşılmasını kolaylaştıracak belli başlı kelimelerin sözlük anlamları, her bir sayfanın alt kısmında küçük bir lügatçe ile ifade edildi.</p>
<p style="text-align: justify;">Binin üzerinde şiire sahip Abdülfettah Rauf külliyatı, peyderpey yayınlanacak şiir kitaplarıyla kamuoyuyla paylaşılacağı ifade edilmişti. Ekim 2021 tarihinde ilk şiir kitabı “Yine Vatan İçin”, Şubat 2022 tarihinde ise ikinci kitabı “Zulmetten Nura” ismiyle yayınlanmış ve çok olumlu geri dönüşler alınarak heyecan oluşturmuştur. Abdülfettah Rauf ’un üçüncü şiir kitabı garami parçalardan oluşmaktadır. “Garami Parçalar” ismiyle okuyucunun önüne çıkan bu şiir kitabı üç bölümden oluşmaktadır: şiirler, beyitler-gazeller-şarkılar ve kıtalar. Osmanlı Türkçesi ile kaleme alınmış şiirlerin transkripsiyonu, tashihi ve lügatlerin hazırlanması süreçlerinde gösterdikleri titiz çalışma ve ortaya koydukları emekten dolayı Emre Aracı’ya, Emrah Gökçe’ye, Murat Darıcık’a, Zehra Abdula’ya ve Elif Ruşiti’ye teşekkür ederiz.</p>
<p style="text-align: justify;">Bununla birlikte İDEFE yayınlarımızın klasikler bölümünden ikinci kitabın yayınlanması da bizler için büyük bir mutluluk vesilesidir. Her daim ifade ettiğimiz gibi, İDEFE Yayınları bölgemizle ilgili araştırmaları, düşünce üretimini, bağımsız, nesnel, tarafsız bir yöntem süzgecinden geçen metinleri yayınlamayı her daim önceleyecek ve bunun mücadelesini verecektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Dr. Sevba Abdula</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://balkanfoundation.com/nat-ve-munacat-abdulfettah-rauf/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vardar</title>
		<link>https://balkanfoundation.com/vardar-abdulfettah-rauf/</link>
					<comments>https://balkanfoundation.com/vardar-abdulfettah-rauf/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editor2]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Sep 2022 19:47:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ARRC - Publications]]></category>
		<category><![CDATA[IDEFE - Collected Works]]></category>
		<category><![CDATA[Latest Publications]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://balkanfoundation.com/?p=1858</guid>

					<description><![CDATA[Vardar Abdülfettah Rauf IDEFE Publications, 2022 183 pp. ISBN: 978-608-4944-08-9 Tarih yapıcıların, kahramanlar mı yoksa kurumlar mı olduğu kadim tartışma her daim gündemde olacaktır. Milletleri güçlü kılan ve tarih sahnesinden sildirmeyen en önemli özelliği öncü kahramanlarını ortaya çıkartabilmesidir. Geçmişin yeniden dönüşerek üretilmesinin en vazgeçilmez unsurları bu öncülerdir. Yaşadıkları çağın ötesinden toplumlarına bakabilen, değişim ve dönüşümleri [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h5><strong>Vardar</strong></h5>
<p><em><strong>Abdülfettah Rauf</strong></em><br />
<em><strong>IDEFE Publications, 2022</strong></em><br />
<em><strong>183 pp.</strong></em><br />
<em><strong>ISBN: 978-608-4944-08-9</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Tarih yapıcıların, kahramanlar mı yoksa kurumlar mı olduğu kadim tartışma her daim gündemde olacaktır. Milletleri güçlü kılan ve tarih sahnesinden sildirmeyen en önemli özelliği öncü kahramanlarını ortaya çıkartabilmesidir. Geçmişin yeniden dönüşerek üretilmesinin en vazgeçilmez unsurları bu öncülerdir. Yaşadıkları çağın ötesinden toplumlarına bakabilen, değişim ve dönüşümleri en acı bir şekilde önceden hissedebilen ve anlamlandırabilen bu öncülerdir. Toplumuna, milletine, vatanına insani derinliğinin en yücelerinde dokunup nazar eden bu büyük ruhlar, insanlığın ortak değerleri olan iyiliğin, doğruluğun ve güzelliğin sembolleridir. Abdülfettah Rauf (Fettah Efendi), İslam medeniyetinin Balkanlarda ortaya çıkardığı öncü kahraman halkasının sadece bir halkası fakat bu topraklardaki en yüce değerlerin sürekliliğine vurgu yapan, XX yy. en önemli öncülerinden birisidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Abdülfettah Rauf ’un 1911-1963 yılları arasında arkadaşlarıyla Üsküp merkezli Rumeli topraklarında verdiği mücadele, XX yy. Balkanlarını ve İslam coğrafyasını resmetme anlamında son derece değerlidir. Günümüz Balkan coğrafyasını geçmiş ile irtibatlandırılmasında Meddah Medresesi ve Abdülfettah Rauf önemli bir sürekliliği ifa ediyor. İlmi derinliği yanında şairliğiyle de bölgede büyük bir üne sahip olan Abdülfettah Rauf, yarım asırdır birçok nedenden dolayı yayınlanamayan şiir külliyatıyla da gündemde olmuştur. 2016 yılında kurulan Fettah Efendi Eğitim ve Düşünce Derneği’nin kuruluş amaçlarından bir tanesi de dağılmış ve kimlerde olduğu konusunda karmaşa olan bu şiirleri bulmak ve yayınlanmasını sağlamaktı.</p>
<p style="text-align: justify;">Uzun bir süreç sonucunda şiir defterleri, yayınlanması için uğraşan fakat ömrü vefa etmeyen rahmetli Muhammed Aruçi’nin ailesinden ve Yasir İslami’den temin edilmiştir. Sürece olabildiğince Abdülfettah Rauf’un Türkiye’ye göç etmiş ailesi dahil edilmiş ve şiirlerinin yayınlanması konusunda kendilerinin rızası alınmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu eserin hazırlanmasında transkripsiyon, lügatler ve her bir aşamada mükerreren tashihler olmak üzere üç farklı merhale takip edildi. İlk olarak transkripsiyon aşamasında; Türkçe asıllı kelimeler, günümüz Türkçe’sine uygun bir şekilde transkripte edildi. Misalen; “idüb, eyleyüb, virmek” kelimeleri, “edip, eyleyip, vermek” olarak ifade edildi. Arapça ve Farsça asıllı kelimelerde ise; kelimenin vezni ve asli imlâsına mutabık olacak şekilde bir transkript usûlü takip edildi. Bu usûl ile şiirlerdeki aruz ölçüsünü doğru bir şekilde yansıtmak ve son derece dakik ve veciz ifadelerden tezahür eden belagat unsurlarının izharı amaçlandı.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu doğrultuda; bahsi geçen kelimelerdeki ünlü seslerin telaffuzunda uzatma gerektiren yerler, o seslerin üzerine şapka işareti (^) konularak ifade edildi. Arapça ve Farsça kelimelerin orta veya sonlarında yer alan ayn (ع) veya hemze (ء) harfleri ise, kesme işareti (‘) konularak gösterildi. İkinci olarak; defalarca yapılan tashihlerden sonra tamamlanan transkripsiyon aşamasının akabinde, şiirlerdeki oldukça geniş kelime haznesi ile karşılaşan okuyucularımıza bir kolaylık teşkil etmek üzere, belli başlı kelimelerin sözlük anlamını ifade eden ‘lügatler’ hazırlanmaya başlandı.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu noktada, şiirlerin içerisinde geçen bütün kelimelerin lügavî manalarını kitabımıza dercetmek, hem yekûn itibariyle fazlaca bir yer tutacağından hem de şiirlerde ifade edilen mücerret / soyut manaya kendimizce bir elbise veya lafız giydirmek gibi olacağından, bu yola tevessül edilmedi. Bununla birlikte, şiirlerin anlaşılmasını kolaylaştıracak belli başlı kelimelerin sözlük anlamları, her bir sayfanın alt kısmında küçük bir lügatçe ile ifade edildi.</p>
<p style="text-align: justify;">Binin üzerinde şiire sahip Abdülfettah Rauf külliyatı, peyderpey yayınlanacak şiir kitaplarıyla kamuoyuyla paylaşılacağı ifade edilmişti. Ekim 2021 tarihinde ilk şiir kitabı “Yine Vatan İçin”, Şubat 2022 tarihinde ise ikinci kitabı “Zulmetten Nura” ismiyle yayınlanmış ve çok olumlu geri dönüşler alınarak heyecan oluşturmuştur. Abdülfettah Rauf ’un üçüncü şiir kitabı garami parçalardan oluşmaktadır. “Garami Parçalar” ismiyle okuyucunun önüne çıkan bu şiir kitabı üç bölümden oluşmaktadır: şiirler, beyitler-gazeller-şarkılar ve kıtalar. Osmanlı Türkçesi ile kaleme alınmış şiirlerin transkripsiyonu, tashihi ve lügatlerin hazırlanması süreçlerinde gösterdikleri titiz çalışma ve ortaya koydukları emekten dolayı Emre Aracı’ya, Emrah Gökçe’ye, Murat Darıcık’a, Zehra Abdula’ya ve Elif Ruşiti’ye teşekkür ederiz.</p>
<p style="text-align: justify;">Bununla birlikte İDEFE yayınlarımızın klasikler bölümünden ikinci kitabın yayınlanması da bizler için büyük bir mutluluk vesilesidir. Her daim ifade ettiğimiz gibi, İDEFE Yayınları bölgemizle ilgili araştırmaları, düşünce üretimini, bağımsız, nesnel, tarafsız bir yöntem süzgecinden geçen metinleri yayınlamayı her daim önceleyecek ve bunun mücadelesini verecektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Dr. Sevba Abdula</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://balkanfoundation.com/vardar-abdulfettah-rauf/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Garami Parçalar</title>
		<link>https://balkanfoundation.com/garami-parcalar-abdulfettah-rauf-2/</link>
					<comments>https://balkanfoundation.com/garami-parcalar-abdulfettah-rauf-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editor2]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Apr 2022 20:04:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ARRC - Publications]]></category>
		<category><![CDATA[IDEFE - Collected Works]]></category>
		<category><![CDATA[Latest Publications]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://balkanfoundation.com/?p=1869</guid>

					<description><![CDATA[Garâmî Parçalar Abdülfettah Rauf IDEFE Publications, 2022 208 pp. ISBN: 978-608-4944-05-8 Tarih yapıcıların, kahramanlar mı yoksa kurumlar mı olduğu kadim tartışma her daim gündemde olacaktır. Milletleri güçlü kılan ve tarih sahnesinden sildirmeyen en önemli özelliği öncü kahramanlarını ortaya çıkartabilmesidir. Geçmişin yeniden dönüşerek üretilmesinin en vazgeçilmez unsurları bu öncülerdir. Yaşadıkları çağın ötesinden toplumlarına bakabilen, değişim ve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h5><strong>Garâmî Parçalar</strong></h5>
<p><em><strong>Abdülfettah Rauf</strong></em><br />
<em><strong>IDEFE Publications, 2022</strong></em><br />
<em><strong>208 pp.</strong></em><br />
<em><strong>ISBN: 978-608-4944-05-8</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Tarih yapıcıların, kahramanlar mı yoksa kurumlar mı olduğu kadim tartışma her daim gündemde olacaktır. Milletleri güçlü kılan ve tarih sahnesinden sildirmeyen en önemli özelliği öncü kahramanlarını ortaya çıkartabilmesidir. Geçmişin yeniden dönüşerek üretilmesinin en vazgeçilmez unsurları bu öncülerdir. Yaşadıkları çağın ötesinden toplumlarına bakabilen, değişim ve dönüşümleri en acı bir şekilde önceden hissedebilen ve anlamlandırabilen bu öncülerdir. Toplumuna, milletine, vatanına insani derinliğinin en yücelerinde dokunup nazar eden bu büyük ruhlar, insanlığın ortak değerleri olan iyiliğin, doğruluğun ve güzelliğin sembolleridir. Abdülfettah Rauf (Fettah Efendi), İslam medeniyetinin Balkanlarda ortaya çıkardığı öncü kahraman halkasının sadece bir halkası fakat bu topraklardaki en yüce değerlerin sürekliliğine vurgu yapan, XX yy. en önemli öncülerinden birisidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Abdülfettah Rauf ’un 1911-1963 yılları arasında arkadaşlarıyla Üsküp merkezli Rumeli topraklarında verdiği mücadele, XX yy. Balkanlarını ve İslam coğrafyasını resmetme anlamında son derece değerlidir. Günümüz Balkan coğrafyasını geçmiş ile irtibatlandırılmasında Meddah Medresesi ve Abdülfettah Rauf önemli bir sürekliliği ifa ediyor. İlmi derinliği yanında şairliğiyle de bölgede büyük bir üne sahip olan Abdülfettah Rauf, yarım asırdır birçok nedenden dolayı yayınlanamayan şiir külliyatıyla da gündemde olmuştur. 2016 yılında kurulan Fettah Efendi Eğitim ve Düşünce Derneği’nin kuruluş amaçlarından bir tanesi de dağılmış ve kimlerde olduğu konusunda karmaşa olan bu şiirleri bulmak ve yayınlanmasını sağlamaktı.</p>
<p style="text-align: justify;">Uzun bir süreç sonucunda şiir defterleri, yayınlanması için uğraşan fakat ömrü vefa etmeyen rahmetli Muhammed Aruçi’nin ailesinden ve Yasir İslami’den temin edilmiştir. Sürece olabildiğince Abdülfettah Rauf’un Türkiye’ye göç etmiş ailesi dahil edilmiş ve şiirlerinin yayınlanması konusunda kendilerinin rızası alınmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu eserin hazırlanmasında transkripsiyon, lügatler ve her bir aşamada mükerreren tashihler olmak üzere üç farklı merhale takip edildi. İlk olarak transkripsiyon aşamasında; Türkçe asıllı kelimeler, günümüz Türkçe’sine uygun bir şekilde transkripte edildi. Misalen; “idüb, eyleyüb, virmek” kelimeleri, “edip, eyleyip, vermek” olarak ifade edildi. Arapça ve Farsça asıllı kelimelerde ise; kelimenin vezni ve asli imlâsına mutabık olacak şekilde bir transkript usûlü takip edildi. Bu usûl ile şiirlerdeki aruz ölçüsünü doğru bir şekilde yansıtmak ve son derece dakik ve veciz ifadelerden tezahür eden belagat unsurlarının izharı amaçlandı.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu doğrultuda; bahsi geçen kelimelerdeki ünlü seslerin telaffuzunda uzatma gerektiren yerler, o seslerin üzerine şapka işareti (^) konularak ifade edildi. Arapça ve Farsça kelimelerin orta veya sonlarında yer alan ayn (ع) veya hemze (ء) harfleri ise, kesme işareti (‘) konularak gösterildi. İkinci olarak; defalarca yapılan tashihlerden sonra tamamlanan transkripsiyon aşamasının akabinde, şiirlerdeki oldukça geniş kelime haznesi ile karşılaşan okuyucularımıza bir kolaylık teşkil etmek üzere, belli başlı kelimelerin sözlük anlamını ifade eden ‘lügatler’ hazırlanmaya başlandı.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu noktada, şiirlerin içerisinde geçen bütün kelimelerin lügavî manalarını kitabımıza dercetmek, hem yekûn itibariyle fazlaca bir yer tutacağından hem de şiirlerde ifade edilen mücerret / soyut manaya kendimizce bir elbise veya lafız giydirmek gibi olacağından, bu yola tevessül edilmedi. Bununla birlikte, şiirlerin anlaşılmasını kolaylaştıracak belli başlı kelimelerin sözlük anlamları, her bir sayfanın alt kısmında küçük bir lügatçe ile ifade edildi.</p>
<p style="text-align: justify;">Binin üzerinde şiire sahip Abdülfettah Rauf külliyatı, peyderpey yayınlanacak şiir kitaplarıyla kamuoyuyla paylaşılacağı ifade edilmişti. Ekim 2021 tarihinde ilk şiir kitabı “Yine Vatan İçin”, Şubat 2022 tarihinde ise ikinci kitabı “Zulmetten Nura” ismiyle yayınlanmış ve çok olumlu geri dönüşler alınarak heyecan oluşturmuştur. Abdülfettah Rauf ’un üçüncü şiir kitabı garami parçalardan oluşmaktadır. “Garami Parçalar” ismiyle okuyucunun önüne çıkan bu şiir kitabı üç bölümden oluşmaktadır: şiirler, beyitler-gazeller-şarkılar ve kıtalar. Osmanlı Türkçesi ile kaleme alınmış şiirlerin transkripsiyonu, tashihi ve lügatlerin hazırlanması süreçlerinde gösterdikleri titiz çalışma ve ortaya koydukları emekten dolayı Emre Aracı’ya, Emrah Gökçe’ye, Murat Darıcık’a, Zehra Abdula’ya ve Elif Ruşiti’ye teşekkür ederiz.</p>
<p style="text-align: justify;">Bununla birlikte İDEFE yayınlarımızın klasikler bölümünden ikinci kitabın yayınlanması da bizler için büyük bir mutluluk vesilesidir. Her daim ifade ettiğimiz gibi, İDEFE Yayınları bölgemizle ilgili araştırmaları, düşünce üretimini, bağımsız, nesnel, tarafsız bir yöntem süzgecinden geçen metinleri yayınlamayı her daim önceleyecek ve bunun mücadelesini verecektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Dr. Sevba Abdula</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://balkanfoundation.com/garami-parcalar-abdulfettah-rauf-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zulmetten Nûra</title>
		<link>https://balkanfoundation.com/zulmetten-nura-abdulfettah-rauf/</link>
					<comments>https://balkanfoundation.com/zulmetten-nura-abdulfettah-rauf/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editor2]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Feb 2022 19:40:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ARRC - Publications]]></category>
		<category><![CDATA[IDEFE - Collected Works]]></category>
		<category><![CDATA[Latest Publications]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://balkanfoundation.com/?p=1851</guid>

					<description><![CDATA[Vardar Abdülfettah Rauf IDEFE Publications, 2022 199 pp. ISBN: 978-608-4944-04-1 Tarih yapıcıların, kahramanlar mı yoksa kurumlar mı olduğu kadim tartışma her daim gündemde olacaktır. Milletleri güçlü kılan ve tarih sahnesinden sildirmeyen en önemli özelliği öncü kahramanlarını ortaya çıkartabilmesidir. Geçmişin yeniden dönüşerek üretilmesinin en vazgeçilmez unsurları bu öncülerdir. Yaşadıkları çağın ötesinden toplumlarına bakabilen, değişim ve dönüşümleri [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h5><strong>Vardar</strong></h5>
<p><em><strong>Abdülfettah Rauf</strong></em><br />
<em><strong>IDEFE Publications, 2022</strong></em><br />
<em><strong>199 pp.</strong></em><br />
<em><strong>ISBN: 978-608-4944-04-1</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Tarih yapıcıların, kahramanlar mı yoksa kurumlar mı olduğu kadim tartışma her daim gündemde olacaktır. Milletleri güçlü kılan ve tarih sahnesinden sildirmeyen en önemli özelliği öncü kahramanlarını ortaya çıkartabilmesidir. Geçmişin yeniden dönüşerek üretilmesinin en vazgeçilmez unsurları bu öncülerdir. Yaşadıkları çağın ötesinden toplumlarına bakabilen, değişim ve dönüşümleri en acı bir şekilde önceden hissedebilen ve anlamlandırabilen bu öncülerdir. Toplumuna, milletine, vatanına insani derinliğinin en yücelerinde dokunup nazar eden bu büyük ruhlar, insanlığın ortak değerleri olan iyiliğin, doğruluğun ve güzelliğin sembolleridir. Abdülfettah Rauf (Fettah Efendi), İslam medeniyetinin Balkanlarda ortaya çıkardığı öncü kahraman halkasının sadece bir halkası fakat bu topraklardaki en yüce değerlerin sürekliliğine vurgu yapan, XX yy. en önemli öncülerinden birisidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Abdülfettah Rauf ’un 1911-1963 yılları arasında arkadaşlarıyla Üsküp merkezli Rumeli topraklarında verdiği mücadele, XX yy. Balkanlarını ve İslam coğrafyasını resmetme anlamında son derece değerlidir. Günümüz Balkan coğrafyasını geçmiş ile irtibatlandırılmasında Meddah Medresesi ve Abdülfettah Rauf önemli bir sürekliliği ifa ediyor. İlmi derinliği yanında şairliğiyle de bölgede büyük bir üne sahip olan Abdülfettah Rauf, yarım asırdır birçok nedenden dolayı yayınlanamayan şiir külliyatıyla da gündemde olmuştur. 2016 yılında kurulan Fettah Efendi Eğitim ve Düşünce Derneği’nin kuruluş amaçlarından bir tanesi de dağılmış ve kimlerde olduğu konusunda karmaşa olan bu şiirleri bulmak ve yayınlanmasını sağlamaktı.</p>
<p style="text-align: justify;">Uzun bir süreç sonucunda şiir defterleri, yayınlanması için uğraşan fakat ömrü vefa etmeyen rahmetli Muhammed Aruçi’nin ailesinden ve Yasir İslami’den temin edilmiştir. Sürece olabildiğince Abdülfettah Rauf’un Türkiye’ye göç etmiş ailesi dahil edilmiş ve şiirlerinin yayınlanması konusunda kendilerinin rızası alınmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu eserin hazırlanmasında transkripsiyon, lügatler ve her bir aşamada mükerreren tashihler olmak üzere üç farklı merhale takip edildi. İlk olarak transkripsiyon aşamasında; Türkçe asıllı kelimeler, günümüz Türkçe&#8217;sine uygun bir şekilde transkripte edildi. Misalen; &#8220;idüb, eyleyüb, virmek&#8221; kelimeleri, &#8220;edip, eyleyip, vermek&#8221; olarak ifade edildi. Arapça ve Farsça asıllı kelimelerde ise; kelimenin vezni ve asli imlâsına mutabık olacak şekilde bir transkript usûlü takip edildi. Bu usûl ile şiirlerdeki aruz ölçüsünü doğru bir şekilde yansıtmak ve son derece dakik ve veciz ifadelerden tezahür eden belagat unsurlarının izharı amaçlandı.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu doğrultuda; bahsi geçen kelimelerdeki ünlü seslerin telaffuzunda uzatma gerektiren yerler, o seslerin üzerine şapka işareti (^) konularak ifade edildi. Arapça ve Farsça kelimelerin orta veya sonlarında yer alan ayn (ع) veya hemze (ء) harfleri ise, kesme işareti (&#8216;) konularak gösterildi. İkinci olarak; defalarca yapılan tashihlerden sonra tamamlanan transkripsiyon aşamasının akabinde, şiirlerdeki oldukça geniş kelime haznesi ile karşılaşan okuyucularımıza bir kolaylık teşkil etmek üzere, belli başlı kelimelerin sözlük anlamını ifade eden &#8216;lügatler&#8217; hazırlanmaya başlandı.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu noktada, şiirlerin içerisinde geçen bütün kelimelerin lügavî manalarını kitabımıza dercetmek, hem yekûn itibariyle fazlaca bir yer tutacağından hem de şiirlerde ifade edilen mücerret / soyut manaya kendimizce bir elbise veya lafız giydirmek gibi olacağından, bu yola tevessül edilmedi. Bununla birlikte, şiirlerin anlaşılmasını kolaylaştıracak belli başlı kelim.</p>
<p style="text-align: justify;">Dr. Sevba Abdula</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://balkanfoundation.com/zulmetten-nura-abdulfettah-rauf/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yine Vatan İçin</title>
		<link>https://balkanfoundation.com/yine-vatan-icin-abdulfettah-rauf/</link>
					<comments>https://balkanfoundation.com/yine-vatan-icin-abdulfettah-rauf/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editor2]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Oct 2021 19:35:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ARRC - Publications]]></category>
		<category><![CDATA[IDEFE - Collected Works]]></category>
		<category><![CDATA[Latest Publications]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://balkanfoundation.com/?p=1843</guid>

					<description><![CDATA[Yine Vatan İçin Abdülfettah Rauf IDEFE Publications, 2021 81 pp. ISBN: 978-608-4944-01-0 Tarih yapıcıların, kahramanlar mı yoksa kurumlar mı olduğu kadim tartışma her daim gündemde olacaktır. Milletleri güçlü kılan ve tarih sahnesinden sildirmeyen en önemli özelliği öncü kahraman- larını ortaya çıkartabilmesidir. Geçmişin yeniden dönüşerek üretilmesinin en vazgeçilmez unsurları bu öncülerdir. Yaşadıkları çağın ötesinden toplumlarına bakabilen, [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h5><strong>Yine Vatan İçin</strong></h5>
<p><em><strong>Abdülfettah Rauf</strong></em><br />
<em><strong>IDEFE Publications, 2021</strong></em><br />
<em><strong>81 pp.</strong></em><br />
<em><strong>ISBN: 978-608-4944-01-0</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Tarih yapıcıların, kahramanlar mı yoksa kurumlar mı olduğu kadim tartışma her daim gündemde olacaktır. Milletleri güçlü kılan ve tarih sahnesinden sildirmeyen en önemli özelliği öncü kahraman- larını ortaya çıkartabilmesidir. Geçmişin yeniden dönüşerek üretilmesinin en vazgeçilmez unsurları bu öncülerdir. Yaşadıkları çağın ötesinden toplumlarına bakabilen, değişim ve dönüşümleri en acı bir şekilde önceden hissedebilen ve anlamlandırabilen bu öncülerdir. Toplumuna, milletine, vatanına insani derinliğinin en yücelerinde dokunup nazar eden bu büyük ruhlar, insanlığın ortak değerleri olan iyiliğin, doğruluğun ve güzelliğin sembolleridir. Abdülfettah Rauf (Fettah Efendi), İslam medeniyetinin Balkanlarda ortaya çıkardığı öncü kahraman halkasının sadece bir halkası fakat bu topraklardaki en yüce değerlerin sürekliliğine vurgu yapan, XX yy. en önemli öncülerinden birisidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Abdülfettah Rauf ’un 1911-1963 yılları arasında arkadaşlarıyla Üsküp merkezli Rumeli topraklarında verdiği mücadele, XX yy. Balkan- larını ve İslam coğrafyasını resmetme anlamında son derece değer- lidir. Günümüz Balkan coğrafyasını geçmiş ile irtibatlandırılmasında Meddah Medresesi ve Abdülfettah Rauf önemli bir sürekliliği ifa ediyor. İlmi derinliği yanında şairliğiyle de bölgede büyük bir üne sahip olan Abdülfettah Rauf, yarım asırdır birçok nedenden dolayı yayınlanamayan şiir külliyatıyla da gündemde olmuştur. 2016</p>
<p style="text-align: justify;">2016 yılında kurulan Fettah Efendi Eğitim ve Düşünce Derneği’nin kuruluş amaçlarından bir tanesi de dağılmış ve kimlerde olduğu konusunda karmaşa olan bu şiirleri bulmak ve yayınlanmasını sağla- maktı. Uzun bir süreç sonucunda şiir defterleri, yayınlanması için uğraşan fakat ömrü vefa etmeyen rahmetli Muhammed Aruçi’nin ailesinden ve Yasir İslami’den temin edilmiştir. Sürece olabildiğince Abdülfettah Rauf ’un Türkiye’ye göç etmiş ailesi dahil edilmiş ve şiirlerinin yayınlanması konusunda kendilerinin rızası alınmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Binin üzerinde şiire sahip Abdülfettah Rauf külliyatı, peyderpey yayınlanacak şiir kitaplarıyla kamuoyuyla paylaşılacaktır. “Yine Vatan İçin” adlı ilk şiir kitabı, kurulan heyet tarafından seçilmiş 42 şiirden oluşmaktadır. Osmanlı Türkçesi ile kaleme alınmış şiirlerin transkripsiyon, tashih, lügat sürecinde başta Emre Aracı ve Hayrat Vakfı heyetine, Fettah Efendi Derneği mensupları Zehra Abdula, Hanife Etem, Elif Ruşiti, Hacer Süleyman, Enise Feyzula, Nagihan İsmaili ve Tuba İsmaili’ye gösterdikleri ilgi ve ortaya koydukları emekten dolayı teşekkür ederiz. Tashih sürecinde yer alarak şiirler- in olabildiğince hatasız bir şekilde yayınlanması için katkı veren Emrah Gökçe’ye ve Ertuğrul Karakuş’a da teşekkürlerimizi sunarız.</p>
<p style="text-align: justify;">Bununla birlikte Abdülfettah Rauf’un “Yine Vatan İçin” adlı şiir kitabı öncelikle hakikati ve hakikatin peşinde olmayı hedefleyen İDEFE yayınlarının ilk eseri olarak yayınlanacaktır. İDEFE Yayınları bölgemizle ilgili araştırmaları, düşünce üretimini, bağımsız, nesnel, tarafsız bir yöntem süzgecinden geçen metinleri yayınlamayı her daim önceleyecek ve bunun mücadelesini verecektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Dr. Sevba Abdula</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://balkanfoundation.com/yine-vatan-icin-abdulfettah-rauf/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
